Müzik hakkında harika olan şeylerden biri de şudur;
Sen, 85000 seyircinin önünde bür şarkı söylersin ve o seyirciler, 85000 “farklı” nedenle sana ve şarkına hep bir ağızdan eşlik ederler. Eric Grohl
Yazarın beynindeki birtakım sinir hücrelerinin etkileşimiyle oluşan cümlelerin, okuyucunun beynine giderek çok daha farklı bir reaksiyona yol açması oldukça ilginç bir iletişim şeklidir.
Öncelikle şunu söylemeliyim ki diziyi izlemediyseniz kitap daha fazla tat verecektir. Eğer benim gibi diziyi izledikten sonra kitabı keşfettiyseniz de diziden son derece bağımsız düşünerek okumalısınız. İlk bölümlerde doğal olarak benzerlik arasakta baş kahramanın ismi ve olayın temeli dışında her şey oldukça farklı ve farklı ilerliyor. Bence kitabın en büyük eksiği Atiye’nin yaşadığı boyut ötesi olayları cok sıradan şeylermiş gibi anlatması.. Sınav denilen şeylerin ki bunlar birer içsel yolculuk, somut seylerle birlikte ve sıradan seylerden oluşması cabası herhangi birinin o ortamlarda bulunması bile korkuyu doruklarda yaşaması gerekirken bu duygulardan eser görememek.. Kitap gayet sürükleyici, olay örgüsü hiç yorucu değil. Bir yazarın ilk kitabı olmak için gayet iyi denebilir aslında. Devamı geleceğini vaadederek bitiyor zaten, heyecanla bekliyoruz.