Çığ gibi büyüyen uygarlık “kaçınılmaz olarak yıkılacak ve kendisini yaratanları da sonunda yok edecek aptalca bir yığılma” mıdır gerçekten?"
“Eğer böyleyse, bize böyle değilmiş gibi yaşamak kalır.”
"İnsan hayatı, evrenin akışı içindeki bir girdap gibi, yanıltıcı bir şekilde sakindir; bilimse insanın karanlığa yaktığı bir kibrittir ve kibritin ateşi karanlığın sandığımızdan daha da karanlık olduğunu gösterir.”
Aile ve toplumda kadının değersizliği, kadının köle olarak görülmesi ve dahası. Firdevs'in çocukluğunda başlayan acıları hayatının her yerinde var oluyor. Ona uzatılan elin iyi niyetli olduğunu sanıp tutuyor ama tuttuğu eller kendisini kandıran kişinin elleri olduğunu sonradan fark ediyor. Kandırılıyor, kötü yollarla para kazanmaya başlıyor. Birinin ona işinin saygın bir iş olmadığını söylemesiyle ortaokul diplomasıyla bir işte çalışıyor. Sonrasında aşık olduğu kişinin kendisini kandırdığını öğreniyor ve tekrardan eski işine dönüyor. Yıllar geçiyor.. sonrasında bir adam onun sırtından para kazanmaya başlıyor. Adama 'hayır' dediğinde şiddet görüyor. Günün birinde eşyalarını toplayıp kaçmaya yelteniyor ama adam onu yakalayıp bırakmıyor. Adam tekrar şiddet uyguluyor ve Firdevs adama karşılık veriyor ve orada adamı öldüyor. Adamın ölmesi Firdevs'in tüm korkularını yok ediyor. Artık hiç bir şeyden korkmuyor ve hayattan hiç bir şey beklemiyor. Tutuklanıyor ve cezaevine atılıyor. İdam cezası veriliyor ama Firdevs ölümden dahi korkmuyor. Sonrasında idam ediliyor..
Yazar Firdevs'i cezaevindeyken ziyaret ediyor ve kendisiyle konuşmak istiyor, Firdevs ilk başta görüşmeyi reddediyor daha sonra kabul ediyor ve tüm hayatını anlatıyor.
Yaşanılan çevrenin bir insanı nasıl değiştirdiğini, hayatını ne ölçüde etkilediğini gözler önüne seriyor. Duygu dolu, öğretici ve harika bir kitap.
Gerçeğe ulaşmak, artık ölümden korkmamak demektir. Her ikisiyle de yüz yüze gelmek büyük bir cesaret gerektirdiğinden, ölümle gerçek birbirlerine benzer. Gerçekler de insanı öldürdüğü için, ölüm gibidir.
Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey ummuyordum. Hiçbir şeyden korkmuyordum. Bu yüzden özgürdüm. Çünkü yaşamımız boyunca bizi köleleştiren isteklerimiz, umutlarımız, korkularımızdır.