Beyhan B

Beyhan B
@Beyhanb
Kırılmış bir halim vardı, daha çok kızmış aslında. Hedef şaşırdım kitaplara küstüm uzun zamandır. Bu uygulama ile bir kez daha farkettim ki hiçbirşey aklı kitap kadar dinginlestirip sana onun kadar iyi ayna olamaz.
İstanbul
24 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Güzellik... tamam da, kime ve neye göre
Yorgun ve bezgin olanlarınız şöyle anlatır güzelliği:'Gönül okşayıcı fısıltılar gibidir güzellik. Ruhumuzun içinden seslenir bize. Sesi, gölgenin korkusuyla titreyen cılız bir ışık gibi boyun eğer sessizliklerimize.' Ama huzursuz olanlarınız, 'Onun dağlardaki haykırışlarını duyarız biz,Toynak seslerine, kanat çırpışlarına ve aslan kükremelerine karışır onun bu çığlıklar,' diye anlatırlar onu. Kentin gece bekçilerine göre, “Güzellik şafakla birlikte doğar doğudan.' Emekçiler ve gezginlerse, “Biz onun günbatımının pencerelerinden sarkarken görürüz hep dünyaya doğru, diye anlatır onu öğle sularında. Kardan mahsur kalanlarsa, “İlkbaharda gelecek o,' derler kış mevsimindeyken 've tepelerde hoplayıp zıplayacak.' Yazın sıcağında ekin biçenler de şöyle der: “Sonbahar yapraklarıyla dans ederken gördük onu, bir kar yığıntısı vardı saçlarında.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Reklam
Peki, nedir sevgiyle çalışmak? Bir kumaşı en sevdiğiniz kişi giyecekmiş gibi, yüreğinizde eğirdiğiniz ipliklerle dokumaktır sevgiyle çalışmak Ve bir evi, içinde en sevdiğiniz kişi yaşayacakmış gibi inşa etmektir. Ürününü en sevdiğiniz kişi yiyecekmişçesine şefkatle dikmek tohumlarınızı ve neşeyle kaldırmaktır hasadınızı, Biçim verdiğiniz her şeye, kendi ruhunuzdan bir nefes üflemektir sevgiyle çalışmak Ve o mübarek ölülerin yanınızda durup sizi izlediğini bilmektir.
Bunun nedeni; izlenen filmler, diziler, reklamlar, gördüğü ürünler gibi onlarca maruz kalınan deformasyon neticesinde kişi olmas gerekenden hep daha fazlasını isteme eğilimine girdi. Aile, kültür, etik ve din gibi hiçbir değerin olmadığı; zevk, hırs, kazanma, güç ve iktidar üzerine kurulu bir toplum modeli kurgulanmaya başlandı. Görsel basının, video sitelerinin, YouTube, Facebook, MySpace, Yahoo ve Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinin özellikle çocukları ve gençleri etkileme ve davranışlarını değiştirmede büyük etkisinin olduğu görülmeye başlandı (Twenge ve Campbell, 2010:17). Medya ve diğer iletişim vasıtalarıyla adeta insanlara dayatılan bu egoist söylemler neticede enaniyet, bencillik ve kendinden başka kimseyi düşünmeyen bir sonuç ortaya çıkardı.
Psikoloji
Reklâmlar tüketiciye bir ürünle hayatlarının değişeceğini vaat ederler. Tüketici ya reklâm edilen ürüne sahip olarak ya da onu tüketerek büyüsel bir dokunuşla dertlerinden sıyrılacak ve reklâmdaki modelin yerini alacaktır. Reklâmlar hayatlarından memnun olmayan insanlara hayat tarzı satmakta, bir ürünle birlikte anî ve yanılsamalı bir dönüşüm vaadinde bulunmaktadırlar. İnsanları bu yanılsamaya yönelten "boş kendiliktir”. Kendilik ancak bir ürün, bir ideoloji, bir şöhret veya maddeyi içine alarak, onunla bütünleşerek açlığını gidermekte ve boşluğunu doldurmaktadır. Yoksa darmadağın olacak ve değersizlik duygusunun uçurumundan yuvarlanacaktır. Gerçek hayatlarından hoşnut olmayan kişiler için tüketmek, yeni bir kimlik ve yeni bir hayat edinmektir.
Eğer ebeveynler çocuğa çok önemli hissettirir ya da kontrolü onun eline bırakırlarsa çocuk kendi gücünün, güçlü ebeveynlerini kontrol etmekten geldiğini sanan çocuksu hayalini sürdürür. Bu durum, kendikabiliyetlerini takdir etmesi ve tek başına kendi ayaklarının üzerinde duracak cesareti bulmasına engel olur. Bunun yerine, kendisinde eksik olan veya ihtiyaç duyduğu şeyi karşılayacak birileri için etrafını tarama yeteneğini geliştirir. Bulduğu bu kişileri kendisinin özel biri olduğuna ikna edebilirse onlar kendisine hayran kalacak ve onların güçlerini paylaşabilecektir. Bu çok çaresiz bir arayıştır ve işe yaramayan insanlar gözden çıkarılacaktır. Ancak işe yarar kişiler, ebeveynler gibi, Benliğin birer parçasıymış gibi algılanacak ve ayrı varlıkları yokmuş gibi davranılacaktır.
Reklam