Ermenilerin bu isteklerini haklı gösterecek tarihi hiçbir hakları yoktur. Osmanlılar doğu illerini Ermenilerden almadılar. Ermeniler ise Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşundan bugüne kadar sınırlarının güvenliği ve bağımsızlık konusunda hiçbir çaba harcamadılar. Osmanlılara sığınmış olan bu halk, iyi kabul ve daima vatandaş muamelesi gördü. Ermeniler bütün ülkeye yerleştiler. Kürtlerle komşu oldukları bölgeler sayılmazsa, her tarafta kendilerine iyi davranıldı. Bu bölgelerde hükümet, düzeni sağlayamadığından, Türk ve Kürt köylerinde durumu, Ermenilerin farksızdı. Anadolu’da, özellikle İstanbul’da Ermeniler, öteki milletlere göre her bakımdan daha üst düzeyde ve mutlu bir hayat sürüyorlardı. Vatanın bütün yararlı şeylerini paylaşan bu halk, onun kederlerine ve yüklerine asla katılmıyordu. Ülkenin mutluluğundan da, ıstıraplarından da çıkar sağlıyorlardı; vatan için hiçbir savaşa katılmadılar ve bu uğurda bir damla kan dökmediler. Tersine, savaş zamanlarında ticaretlerini sürdürüyor ve taahhüt işlerine girişiyorlardı, çok para kazanıyor ve bu yayda kötü günlerde rahat ve huzur içinde yaşıyorlardı. Bu lütuflara teşekkür olarak şimdi çoğunluğu oluşturan nüfusu kovmak ve bağımsızlıklarını elde etmek üzere Osmanlı vatanının bir parçasını koparmak istiyorlardı.