Kaan

Kaan
@Beylerbeyi
Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok... Ömer Hayyam...
Müfettiş
Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi/ Asbü Kamu Hukuku Yüksek Lisans
Ankara
132 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Hani benim çocukluğum nerede ?
9/10
·224 syf.··
2025 17. kitabı
“Mahalleden Arkadaşlar”, dostluğun, mahalle kültürünün ve sade hayatların içindeki samimiyetin altını çizer. İnsan ilişkilerinin çıkar odaklı değil, içten ve doğal olduğu bir dönemi özlemle hatırlatır. Aynı zamanda bireyin karakterinin, mahallesinde yaşadığı deneyimlerle şekillendiğini ve en derin izleri çocuklukta edindiğini anlatır. Yazar, yaşadığı zorluklara rağmen dönemin insanlarının içtenliğini, sokak oyunlarının verdiği neşeyi, dostlukların gerçekliğini yürekten bir dille aktarır. Herkesin “mahallesinden arkadaşları” olduğunu ve o arkadaşların insanın hayatında silinmez izler bıraktığını vurgular. Bu kitap; geçmişe dönük sıcak bir bakışla, bugünün dijitalleşmiş birey ilişkilerini ve yalnızlaşmayı da dolaylı yoldan sorgular. Okura, “Gerçek bağlar mahallede kurulanlardı, biz aslında orada büyüdük” dedirtir.
Mahalleden ArkadaşlarSelçuk Aydemir · Sayfa 6 Yayınları · 20155,5bin okunma
Reklam
Her Kral birgün kaybeder…
9/10
·384 syf.··
2025 14. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 11:25
Kenan birçok erkeğin hayalini kurduğu bir figür gibi dursa da, aslında o hayalin altında yatan gerçeklik çok daha kırılgan. Toplumun dayattığı “güçlü erkek” imajı, bireysel mutlulukla ve ruhsal sağlıkla çelişebiliyor. Kitap da tam olarak bunu anlatıyor: Hayallerdeki “kral”, kendi iç dünyasında savaşı çoktan kaybetmiş olabilir... Kenan’da ki en büyük korku ise yalnız kalma düşüncesiydi. O düşünce o kadar yoğundu ki kendi kaderinin zincirlerini böylelikle örmüş oldu… Yalnız kalma korkusu, insanın gerçek bir bağ kurmasını, sevilmesini ve sevmeyi engeller. Görünürde özgüvenli insanlar bile bu korkunun içinde kaybolabilir. Gerçek özgürlük, yalnız kalabilmeyi göze alıp kendinle barışmakla başlar. Dizisini izlerken haberim oldu, kitabı bambaşka bir seviyede, sizlere tavsiyem kitabı okuyup bol bol insanlara spoiler verin :))
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
Kolera Sokağı Bir Başkadır
8/10
·136 syf.··
2025 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 17:09
Farklı bir üslubu olan kolera sokağında ki renk cümbüşünün içinde insanların yaşama kaygılarını anlatıyor. Bir taraftan bana puslu kıtalar atlasını bir taraftan da otomatik portakalı anımsattı. Tarzı farklı sanırım yer altı edebiyatı deniliyor buna. Roman, toplumsal çürüme, suç, yoksulluk ve alt kültürlerin yaşam mücadelelerini ele alır. Ana fikir, toplumun dışına itilen insanların kendi kurallarıyla var olmaya çalışırken nasıl bir çıkmaza sürüklendiğidir. Kahramanı Gıli Gıli Salih üzerinden, masumiyetin ve hayallerin bu sert dünyada nasıl yok olduğunu anlatır.
Ağır RomanMetin Kaçan · Everest Yayınları · 20212,757 okunma
Bir cumhuriyet projesi ANKARA
Puan vermedi·252 syf.··
2025 8. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 01:18
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Ankara romanı, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki toplumsal dönüşümünü üç bölümde ele alır. İlk bölümde, Milli Mücadele’nin heyecanı ve halkın dayanışması vurgulanırken, ikinci bölümde zafer sonrası bazı kişilerin milli ideallerden saparak bireysel çıkarlara yöneldiği eleştirilir. Son bölümde ise modernleşmiş, idealize edilmiş bir Ankara tasviri sunulur. Romanın ana fikri, Cumhuriyet’in getirdiği değişimlerin yalnızca fiziksel değil, zihinsel dönüşümle desteklenmesi gerektiğidir. Yazar, bireysel çıkarların toplum menfaatlerinin önüne geçmemesi gerektiğini savunur. Aslında bakıldığı zaman günümüzde de değişen bir şey yok, her değişim kendi aptal zenginlerini yaratıyor…. Eleştiriler arasında karakter gelişiminin yeterince derin olmaması keza selma hanım bizim Seda sayanla yarışacak sandım…. Son bölümde sunulan Ankara’nın fazla ütopik geldi bana açıkçası…. Ancak eser, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sosyal ve siyasi dönüşümleri anlamak açısından önemli bir kaynak olarak kabul edilir.
AnkaraYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20184,713 okunma
Vay Benim Garip Anadolum
10/10
·214 syf.··
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 09:20
Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban romanının ana fikri, Türk köylüsü ile aydın kesim arasındaki derin uçurumu ve kopukluğu ele almaktır. Roman, özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu köylüsünün bilinçsizliği, eğitimsizliği ve milli mücadeleye karşı duyarsızlığı üzerinden bir eleştiri sunar. Asıl olarak iki temel konuyu eleştirir: 1. Aydınların Halktan Kopukluğu: Romanın başkahramanı Ahmet Celal, Osmanlı aydınlarını temsil eder ve köylüye yaklaşmaya çalışsa da onların dünyasına giremez. Bu, Osmanlı-Türk aydınlarının halktan uzak yaşamasını ve halkın sorunlarını anlayamamasını eleştirir. 2. Halkın Cehaleti ve Kaderciliği: Köylüler, savaşın getirdiği yıkımı anlamakta zorlanır ve Ahmet Celal’in uyarılarına rağmen duyarsız kalır. Bu durum, eğitimsizlik ve geri kalmışlığın bir sonucu olarak gösterilir. Sonuç olarak, roman hem köylüyü hem de aydını eleştirerek, yapılması gereken inkilaplarda önceliğin ne olması gerektiğini yüzümüze vurarak realist bir fikir belirtir. Şahsi görüşüm ise Anadolu’da ki insanlar bende dahil günümüzde bile aynı karakteristik özelliklere sahip kötü olanınız zengin ve nüfus sahibi iyi olanlarımız ise garip….Sanırım bu durum genetiğimize işlemiş vaziyette….
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Reklam