Büyük duygular evrenlerini kendileriyle birlikte dolaştırırlar görkemli ya da düşkün. İçinde kendi iklimlerine kavuştukları ve yalnız kendilerine özgü bir dünyayı tutkularıyla aydınlatırlar.
Karl Jaspers, dünyayı birlik içinde kurmanın olanaksızlığını belirterek" Bu sınırlama,kendi kendime getiriyor beni,ancak belirlemekte kaldığım nesnel bir görüş açısının ardına çekilemeyeceğim yere,kendi kendimin de, başkasının yaşamının da benim için artık nesne olmadığı yere getiriyor,"diye haykırdığı zaman,düşüncenin sınırlarına ulaştığı bu ıssız ve susuz yerleri anar.