Beyza Özkan

Beyza Özkan
@BeyzaOzkan
Yazar / Mahfel Yayıncılık - Editör Uludağ Üniversitesi | Türk Dili ve Edebiyatı | Lisans, Felsefe | Doktora
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 20:55
Sevgi Soysal'ın "Yürümek" isimli kitabı üzerine pek çok makale, eleştiri, inceleme yazıldı çizildi. Ancak benim yorumum şu oldu ve bana bir şeyi hatırlattı: Duygu Asena'yı hatırladım okurken. Asena, "Kadının Adı Yok" u yazarak kendi çağında cüretkar bir şey yapmıştı. Cinsellik, kürtaj, taciz, bekaret ve aldatma gibi tabu sayılan konuları işlemiş; işlediği konular hasebiyle de hem döneminde hem de bugün halen konuşulan bir esere imza atmıştı Duygu Asena. 1987 yılında basılan "Kadının Adı Yok", 12 Eylül darbesinden sonra yaralarını sarmaya çalışan, demokrasiye dönüş yapmış bir toplumda büyük yankı uyandırmış iken "Yürümek", 1970 yılında basılmış. 1970 yılı demek, beraberinde 27 Mayıs 1960 darbesini gören, orduda kaynayan cuntalar yüzünden diken üzerinde duran 68 kuşağının ortalığı kasıp kavuştuğu zamanları taşıyan bir yıl demek. Soysal'ın bu zamanda yazdığı "Yürümek" kitabı, bu ortamda ortaya çıkan çok önemli ve öncü bir eser. "Yürümek" hem kadının hem de erkeğin cinselliğini ve bedenini, beraberinde de toplumsal cinsiyet rolleriyle hesaplaştığı bir roman. Bir anlamda Duygu Asena, "Sevgi Soysal böyle bir zamanda ve koşulda eser yazabiliyorsa ben de yazabilirim." diyerek Soysal'dan örnek almıştır. Neden olmasın? Nitekim Soysal, bu kitabı yazdığında müstehcenlik suçundan ceza alır. Bir süre sonra da o ceza kaldırılır, toplatılan kitaplar kendisine iade edilir. Öyle ki kitaba başlamadan önce biz, mahkeme evrakını ve bilirkişi raporunu görürüz (İletişim Yayınları baskısı). Duygu Asena da ceza almıştır kitabından dolayı "muzır" olduğu gerekçesiyle. Toplatılır ve satışı yasaklanır. Sonrasında Asena, bu duruma itiraz eder, dava açar ve 1991'de bu davayı kazanır. Kitaplarını geri alır. Kitabı sonradan dünyanın her yerinde okunmaya başlanır. Sevgi Soysal da yazdığı bu eşsiz
Kitap Simyacıları
YürümekSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 20121,645 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Mehmet Rauf'un Aşk Kadını Üzerine
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
Mehmet Rauf Mehmet Rauf'un "Aşk Kadını" isimli hikaye kitabı, 1923'te İstanbul'daki Cihan Biraderler Matbaası'nda yayımlanır. Yüz yıl sonra, 2023'te okur karşısına çıkan bu kitap, edebiyat dünyası için çok önemli bir olaydır. Bu kitap, yazarın hem bireysel konuda yazdığı hikayelerini, hem de İstanbul'un sokaklarına karıştığı hikayelerden oluşmaktadır. "Aşk Kadını", "Hasta Aşkı" , "Muvaffakiyetin Sırrı" Aşk Kadını ve "İntikam" başlıklı hikayeler, Mehmet Rauf'un aşk temini işlediği hikayeler arasındadır. "Bir Hayat", "Cuma Seyri" ve "Sadık'ın Son Şartı" isimli hikayeler, Rauf'un aile ve toplum hayatına karıştığı hikayeler arasında yer almaktadır. Edebiyatı hayatının ayrılmaz bir parçası olarak kabul eden Mehmet Rauf için bir edebi eser, zamana karşı dayanabilmelidir. Yazara göre en büyük eser, en çok okunan ve uzun süre sevilmiş olandır. Aşk Kadını'nın da yayımlanışında en büyük dileğim, zamana dayanabilen bir kitap olmasından yanadır.
1000k
Aşk KadınıMehmet Rauf · Mahfel Yayıncılık · 20236 okunma
10/10
·81 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Mahfel Dergisi şairlerinden Ahmet Özdemir, "Avrel" isimli kitabında yer alan bir şiirinde "durma, bana bozgunundaki şehri anlat!" demektedir. Muhammed Münzevî'nin şehre bodoslama girişi, böylesine bir anlatı mıdır? Bodoslama girdiği şehir, onun bozgunundaki şehir midir? Bunun cevabı, onun kitabında iki bölüme ayrılan şiirlerinde saklıdır. Şehre varır şair ve barkodlu binalar avuçlarına batmaktadır. Ancak kitabın devamında yer alan şiirlerde kendisine şu telkinin verildiğini duyar: "Bana dediler, şehri tanımazsan, şair olamazsın." Bu sözü zihnine kazıyarak yazmıştır her şiirini Münzevî, harflerini harp bilerek kendisiyle hep savaşmış ve her şiirinde kendisiyle savaşından galip çıkmıştır. Söylediklerim bu yana, Münzevî'nin şiirleri, kendi zihninin, genelde de kendi dünyasının bir dışa vurumudur. Onun şiirlerini okurken telmihlere dikkat etmek, kullandığı kelimelere kulak kesilmek önemlidir. Zira bu kelimeler, bu telmihlere verilen dikkat, onun zihnine dokunmak demektir. "Kışın Bittiği"nde onun Ülkü Tamer'le kurduğu bağı görmek, Dört Darabesk Havası'nda İsmet Özel'in" Üç Frenk Havası"nı anımsamak gibi.. Daha da derinlere inildiğinde bazı dizelere bile sızmıştır bu küçük telmihler ve bu telmihler, kendisini izlemeye doğru el uzatır. Sözün kısası,"Şehre Bodoslama", Münzevî'nin büyütüp beslediği ve edebiyat camiasına kazandırdığı bir çocuk. Öyle bir çocuk ki, her çocuk gibi ilgi bekleyen ve bu ilginin karşılığını almak isteyen. Bana da, bize de okuru bol, üzerine düşüneni, konuşanı bol olsun, demek düşer ve sözlerimi burada sonlandırmak isterim.
Edebiyat
Şehre BodoslamaMuhammed Münzevi · Klaros Yayınları · 202023 okunma
8/10
·170 syf.··
2020 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2020 23:27
Emel Doğramacı, 1992'de yayınlanan "Türkiye'de Kadının Dünü ve Bugünü" adlı çalışmasında ilk olarak Türk kadın hakları üzerine tarihsel bir okuma yaparak başlıyor. Bu tarihsel okuma Orta Asya'daki Türk devletlerinden başlayıp İslamiyet'i de içine alarak günümüze uzanıyor. Daha sonrasında Osmanlı toplumunda kadınların eğitimine değiniyor ve edebiyatımızda kadın konusunu işleyen yazarlarımızdan Namık Kemal, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halide Edip ve Ziya Gökalp'tan oluşan bir örneklem hazırlıyor. Bu örneklemde yazarların yazdıkları eserlerde kadın konusuna nasıl eğildiklerini ve yaklaşımlarını inceliyor. Kitabın dördüncü bölümünü "Türkiye'de Kadının Bugünü" olarak okumak mümkün. Çünkü bu bölüm, "Cumhuriyet Dönemi'nde Türk Kadını" başlığı altında kadının genel durumunu anlatarak başlıyor ve medeni durumu, eğitimi, sosyal hayattaki yeri, ekonomik hayattaki yerini değerlendiriyor. Bu değerlendirmelerde yazarın istatistik verilerine yer vermesi de önemli bir detaydır. Son olarak yazar, Atatürk'ün kadınlar üzerine söylediği sözlerle birlikte çalışmasını sonlandırıyor.
Feminizm
Türkiye'de Kadının Dünü ve BugünüEmel Doğramacı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 19975 okunma