Evet, Batı dünyası, teknik sahada bu kadar terakkî etmesine rağmen, insanların huzur ve saadetlerini temin konusunda aynı başarıyı gösterememişlerdir. Zira yalnız aklın semeresi olan matematik, fizik, kimya ve tıp gibi fen ilimlerinde fazilet, kemalat, huzur ve saadet olamaz. Çünkü onlar aklın faaliyet sahasıdırlar. Mârifet, fazilet ve kemâlatın mahalli ise kalp, ruh ve vicdan-dır.
Bediüzzaman Hazretleri'nin buyurduğu gibi:
"Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nûru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder."