”Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir.”
Yaklaşık iki hafta önce okuduğum, fakat vizeler ödevler derken yorumunu girmeye anca fırsat bulabildiğim bu güzel epik eser ile geldim bugün.
Otuz iki yılda yazılan İnce Memed dörtlüsü, düzene başkaldıran Memed’in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova’nın öyküsü.
Yaşar Kemal’in söyleyişiyle “içinde başlaldırma kurduyla doğmuş” bir insanın, “mecbur adam”ın romanı. (Arka kapak)
Çukurova’da köydeki ağalık düzenine çocukluğundan beri tek başına isyan eden Memed, yoksulluk ve aşağılanmaya olan isyanıyla eşkıyalığa sürüklenir. Zamanla bu direnişin simgesi olarak zulmedenler olarak eşkıyaya, köylüler içinse bir kurtacıya dönüşür.
Orjinalliği ve sürükleyiciliğiyle birlikte sınav haftamda bile elimden bırakamayarak bir çırpıda bitirdim diyebilirim
Memedin sessiz ama akıllıca direnişini, hiç bitmeyen olayları, sürekli şaşırarak film izler gibi heyecanla okudum.
Akıcı bir köy romanı okumak, vaktinizi bu dünyadan uzaklaşarak değerlendirmek istiyorsanız tam size göre bir kitap olacaktır.