Tüylerim dikken dikken okudum gerçekten. Oscar Wilde ile bu kadar geç tanışmış olmanın hüznü ve sevgili Darcy'e karşı sebebini bilmediğim bir merhamet duygusu kaldı içimde.
Kitap Darcy adında yakışıklı , saf ve genç bir delikanlının Lord Hanry adında ondan yaşça büyük ve insanları etkisi altına alabilen bir yapıda olan ( ben buna manipülasyon yeteneği oldukça gelişmiş diyorum ) biri ile tanışması sonrası hayatını anlatıyor. Gerçekten beynimizin içine yerleşen bizi etkileyen o düşünce tohumunun karşı koyamadığımız bir nehrin akışı gibi bizi sürüklediğine şahit oluyoruz. Doğru görünümlü çarpıtılmış tüm tespitlerin hayatımızı çevirdiği cehenneme şahit oldum. Kafam çok karışık, etkisinden çıkılamayacak türden bir kitap. Keyifli okumalar.
Kitapta Felix adında bir genç adamın aşık olduğu iki kadından bahsediyor. Okurken çokça sinirlendim. Kadınların her şeye boyun eğişine aşkı bir kölelik gibi anlatışına. Ancak son bir kaç sayfasına kadar. Son okuduğum sayfalar gerçekten tüm kitabı okumama değdi dedirtti. Kendini neye layık görürsen aşkı orada bulursun. Ve aşk birinin kusurları ile sevmek iken asla bir kölelik değildi. Asil bir terk ediş de aşk değil miydi ?
Bir Türkiye Hayali
Kitabın adı başta bana seçim öncesi konuşmalar gibi geldi. Hani şu bir çok vaadi barındıran gerçekte bunların çok az , hatta neredeyse hiçbirinin faaliyete geçmediği ancak milyonların takım izler gibi alkışladığı konuşmalar. Okudukça , bunlardan çok farklı olduğunu gördüm içimde bir umut filizlendi. Eleştiriyor, ancak ne yapabiliriz sorusunu hiç cevapsız bırakmıyordu. Ülkede eğitim, adalet gibi temel çoğu sorunu ele alıyordu. Ben gibi bir çok vatandaşta fark ediyor, bir kısmı dert ediniyor, bir kısmı isyan ediyor, bir kısmı da kaderine boyun eğiyor. Sonuçta hepimizi ortak bir paydada buluşturmuş , 5 yaşından 70 yaşına , okuma yazma bilmeyenden bilim insanına yapılabilecek bir şeyler olduğunu ortaya sermiş. Bir Türkiye Hayali sadece bir hayal değil. Kitapta da çok sık bahsettiği gibi yeter ki tahayyül edelim, gerisi gelecek .