Beyza

Beyza
@Beyzasrll
"Per aspera ad astra."
Lisans
20 Temmuz 1999
253 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
8/10
·160 syf.··
2025 4. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2025 23:59
Merhaba, bugün William Shakespeare'dan okuduğum beşinci tiyatro metni olan Othello hakkındaki yorumumu sizinle paylaşacağım. Oyun, Kıbrıs'taki Venedik koloni ordusunun Osmanlılarla savaştığı dönemde geçmekte ve 5 perdeden oluşan bir trajedidir. Olaylar genel anlamda baş karakter Othello, yeni eşi Desdemona, Othello'nun dürüst yaveri Cassio ve kötü yürekli sancak çavuşu Iago arasında geçmektedir. Othello başarılı bir komutandır bu yüzden Kıbrıs'taki Venedik koloni ordusunun başına görevlendirilmiştir. Hiçbir zaman onun başarısını çekemeyen Iago bu haber üzerine daha çok Othello'dan nefret eder ve onu ortadan kaldırmak ister. Amacına ulaşabilmek için şeytana pabucunu ters giydirecek fikirleri eşliğinde planlar yapar. Kötü emeline ulaşma sürecinde Othello'nun güvenini kazanır ve dostluk adı altında zehrini Othello'ya akıtmaya başlar. Othello'nun güvenilir yaveri Cassio ile saf ve masum eşi olan Desdemona'ya iftira atarak aralarında gizli bir ilişki olduğu yalanına Othello'yu inandırır. Bunun üzerine olaylar cereyan eder. Trajedinin merkezinde kıskançlık, hırs, yalan ve düzenbazlık karşısında yenik duruma düşen saf dürüstlük işlenmektedir. Othello oyunun başında her ne kadar zeki ve güçlü bir karakter olsa da zihnine çöreklenen aldatılma kuşkusu karşısında mantık yönetimini kayberek nefsi, düşünmeden harekete geçen bir karaktere dönüşmüştür. İhanetin gerçekliğini bile sorgulayamayacak kadar kıskançlık gözünü kör etmiştir. Her duygu insanda yer alır ancak gereğinden fazla hissedilen duygular kişiye zarar getirir. Oyunun sonunda Othello ne yaparsa yapsın pişmanlık duysun ya da duymasın bu trajediden de anlaşılacağı gibi kıskançlık affedilemeyecek bir kusurdur. Empati yapıp, kendisine fazlasıyla merhamet ettiğim; temiz, saf duygulara sahip olan Desdemona'm seni
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,8bin okunma
Reklam
Başucu kitabı!!
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 00:15
Merhaba. ^^ Üzerinde uzun uzun düşünüp bolca satır altı çizdiğim, ağır ağır okuduğum bu kitap hakkında bazı düşüncelerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Normalde kitap alışverişi yaparken hakkında pek bilgim olmayan kitapları almam. Kitap hakkında önceden bir inceleme, araştırma yaparım ona göre kitabı satın alırım. Ama bu değerli kitap hakkında hiçbir araştırma yapmadan satın aldım. Ruhsal anlamda kendimi kötü hissettiğim bir zamandı ve o psikolojisi ile görüp, "Bu kitabı alıp okumam gerek." dedim. İyi ki de böyle düşünüp almışım. Hayattaki en büyük sorunumuz dilimizi tutamamak. Her kötü şeyin başında düşünmeden konuştuğumuz kelimelerin yaraları var. Dilimiz bir bıçak ve biz onu iradesizce sağa sola savurup duruyoruz. İşte bu kitapta tam olarak dilimizi nasıl kullanmamız gerektiğini, akıllıca kullanamazsak başımıza nasıl dertler açacağını, daha önceki hatalarımızı düzeltmek için neler yapmamız gerektiğini hadisler, ayetler ışığında açıklamış. İmam Gazali dilin afetlerini 20 bölüme ayırmış, her bölümde de bu afetleri açıklamış. Yalan söylemek, gıybet yapmak, fuzuli konuşmak, aşırı övgü vb. bölümlerden kitap oluşuyor. Günümüz Türkçesine uygun çeviri yapılmış bu yüzden okurken çok fazla eski kelime ile karşılaşmıyorsunuz. Bu durum akıcı okumanıza sebep oluyor. Ara ara açıp okunması gerektiğini düşünüyorum işte bu yüzden bir başucu kitabı olduğunu düşünüyorum. Bana bir çok şey kattığını düşünüyorum. Artık konuşmadan önce ağzımdan çıkacak olan kelimeleri iyice düşünüp dikkatlice seçip konuşuyorum. Hem dini açıdan hem de toplum huzuru açısından herkesin okuması gereken kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. Serinin diğer kitaplarını da sırayla okumayı planlıyorum.
1000Kitap
Dilin Afetleriİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 201617bin okunma
Puan vermedi·94 syf.··
2022 23. kitabı
Merhaba, Shakespeare'ın "Yanlışlıklar Komedyası" isimli tiyatro metni hakkındaki yorumumu sizinle paylaşmaya geldim. Shakespeare'ın bu tiyatro oyununu yazmasında kendisine Plautus'un iki oyunu ilham olmuştur. Bunlar "Menaechmi" ile "Amphitruo" oyunlarıdır. Shakespeare olay dizisini oluştururken bu oyunların etkisini kalıp farklı tatta bir metin ortaya koymuştur. İlk ve kısa komedyalarından birisidir. Aslında oyun "Yanılgılar Komedyası" ismiyle yazılmıştır. Ancak ilk çeviriden itibaren "yanlışlıklar" kelimesinin kullanımı üzerine bu isimle anılmaya devam etmiştir. Oyun hakkındaki ön bilgilendirmenin ardından olay örgüsünden size bahsetmek istiyorum. Aslında oyunun ismi her şeyi açık ve net bir şekilde söylüyor. Ortada yanlış anlaşılma var ve bütün olay dizisi boyunca bu yanlış anlaşılmanın çözüme ulaşmasını bekliyoruz. Ageon ve Aemilia'ın ikiz erkek çocukları dünyaya gelir. Tüccar olan Ageon'un maddi durumu iyidir. Kaldıkları bir yerde fakir bir ailenin de ikiz erkek çocukları dünyaya gelir. Ageon fakir ailenin çocuklarının iyi şekilde yetişmesi ve kendi oğullarına hizmetkar olmaları için yanlarına alır. İlerleyen zamanlarda bir gemi kazasında ikiz kardeşler birbirinizden ayrı düşer. Keza hizmetkar olan kardeşler de bu kadere ortaktır. Yıllar sonrasında ikiz kardeşlerden birisi Sirakuzalı Antipholus ve hizmetkârı Sirakuzalı Dromio kardeşlerini bulmak için dünyanın dört bir yanına gitmeye başlarlar. Bir gün Efes'e gelirler ve olaylar böylece başlar.Çünkü kardeşleri Efes'tedir. Ancak hiç kimsenin birbirinden haberi olmaması ve kardeşlerin birebir aynı olması üzerine şehirde bir kargaşa ortamı oluşur. Benim gibi sabırsız bir insansanız okurken gülmeyi unutup sinirlenebilirsiniz. Çünkü kardeşler arasındaki karışıklık, olayların birbirine girmesi beni çok gerdi.
1000Kitap
Yanlışlıklar KomedyasıWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20248,5bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2022 22. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 23:50
Merhaba, bugün Reşat Nuri Güntekin'in "Acımak" isimli romanı hakkında düşüncelerimi sizinle paylaşmaya geldim. Bir kasabada öğretmenlik yapan Zehra Hanım'ın hayatına konuk oluyoruz. Zehra mesleğini hakkıyla yapan, disiplinli, idealleri olan, yeri geldiğinde sevimli yeri geldiğinde sert mizaçlı birisidir. Ruhu birçok duyguyu barındırmasına rağmen acıma duygusunu bilmiyor. Bir gün çalıştığı kasabaya kendi adına bir mektup geliyor. Mektupta yıllardır ailesiyle görüşmeyen Zehra'nın babasının ölüm döşeğinde olduğu ve acil İstanbul'a gelmesi gerektiği yazıyor. Zehra geçmişinde yaşadığı olaylardan dolayı babasıyla görüşmek istemese de en sonunda İstanbul'a gitmeye karar veriyor. İstanbul'a gittiğinde geçmişte yaşadığı olayların perde arkasındaki gerçeklerini babasının günlüğünden öğreniyor. Güntekin eserlerindeki Anadolu kavramı bu kitabında da yer almaktaydı. Zehra'nın babasını Anadolu'da görev yaptığı yerleri, bulunduğu yerlerdeki sorunları ve insan ilişkilerini günlükteki yazılardan öğreniyoruz. Akıcılık açısından ortalama akıcılıkta bir metindi. Eski kelimeler fazlaydı, dipnot şeklinde kelime açıklamaları verilmişti. 160 sayfadan oluşuyor. Kitabın büyük bir bölümünü günlüğün sayfaları oluşturuyor. Günlükte anlatılan olaylar bana şunu hatırlatttı: İnsanların bazen hayatlarında hâkimiyetlerini kaybettikleri zamanlar olur. Bu kayboluş kişinin kendisinden kaynaklı olduğu gibi çevresel faktörlerden de kaynaklı olabiliyor. Yaşanan en büyük felaketlerin çevreden kaynaklı olanlar olduğunu gösteriyor. Çevresini yönetemeyen insanın eli kolu bir müddetten sonra bağlanıyor ve hayatın gidişatını değiştiremiyor. İlk başlarda pek severek okumasam da sonlara doğru merak ve hüzünle okudum. Özellikle verilmek istenen mesaj güzeldi. Hiçbir zaman önyargılı olmamak, tek bir pencereden
1000Kitap
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2022 00:48
Merhaba bugün Oscar Wilde'ın "Dorian Gray'in Portresi" romanı hakkındaki yorumlarımı sizinle paylaşmak için geldim. Yazarın tek romanı olma özelliği taşıyan eserimiz ilk yayımlandığı zaman fazlasıyla tepki çekmiştir. Wilde'nin görüşleri, cinsel yönelimi ve kitaptaki eşcinsellikten dolayı olumsuz tepkiler almıştır. Kitap bir ara yayımdan kaldırılmış, daha sonra Wilde kitaptaki en ufak cinsellik içeren sahneleri, sözleri çıkardıktan sonra kitabı tekrar yayımlamıştır. Benim okuduğum bu kitap sansürlü baskısıydı. Başka yayınevlerinden kitabın sansürsüz olanına ulaşabilirsiniz. Dorian Gray, yirmili yaşlarında olağanüstü saf bir güzelliğe sahip erkek karakterimiz. Gittiği bir davette ressam olan Basil Haward ile tanışıyor. Basil, Dorian'ın güzelliğinden etkileniyor; onu çizmeye başladığında kendisine ilham olduğunu, daha üretken olup iyi tablolar ortaya koyduğunu fark ediyor. Bir gün Dorian'ın portresini çizmeye karar veriyor. Portre çalışması sırasında, Dorian'ın hayatında söz sahibi olup ona yol gösterecek olan, Basil'in arkadaşı Henry'de sütüdyoya geliyor ve Dorian ile tanışıyor. Porte çalışması bittiğinde tablonun güzelliği karşısında herkes büyülenirken Dorian'ın içini huzursuzluk kaplıyor, o an bir dilekte bulunuyor: "Ne hazin şey! İhtiyarlaşıp çirkinleşeceğim, iğrenç olacagım. Oysa bu resim sonsuza dek genç kalacak... Öbür türlü olabilseydi! Sonsuza dek genç kalan ben, ihtiyarlayansa şu resim olsaydı." Dorian bu sözleri sarf ederken gerçekleşeceğini nereden bilebilirdi? Çoğu kişi kitabı yorumlarken Dorian'ın kişilik gelişimini ele aldığını ifade etmiş. Aslında gelişim daima ileriye dönük, olumludur. Oysa ben Dorian'ın kişilik değişiminin işlendiğini söylemek istiyorum. Değişim olumlu da olumsuzu da içinde barındırdığı için. Çoğu paragrafta ruhbilimiyle ilgili
1000Kitap
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899,1bin okunma
Reklam