Begüm

"Ey kör! Aç gözünü de düşlerden uyan. Simurg'u göreme-sen de bari küçük bir serçeyi gör. Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl, böcekleri, kuşları, çiçekleri ve tepeleri seyret. Bırak dünyanın haritasını yapmayı! Daha hayattayken bir taşı bir taşın üstüne koy. Gülleri ve bülbülleri göremeyip gün boyu evinde oturan adam Dunyanın kendisini hiç görebilir mi?"
Sayfa 21·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·440 syf.··
2026 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 18:54
Kökler ve dallar arasında ,meyveler ve tohum arasında yaşanan o döngüde ; yaz da,bahar da,güz de ,kışta hep sıralıydı,zamanını bekliyordu. Esme den önce de sonra da dallarındaki kadınlar da zamanını bekliyordu hayatlarının gerçekleriyle yüzleşmek için. Aynı ağaca aşılanmış meyve cinsleri gibiydiler, Görüntü ,tat farklı ama sonuç hep aynı
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma

Begüm

, bir kitap okudu
Puan vermedi·440 syf.··
12 günde okudu
·
2026 3. kitabı
Ayfer Tunç
8/10 · 7,1bin okunma
Unutma Dostumsun Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar Meşeler göğermiş diyorsun, varsın göğersin Anlamını yitiren bir şeyler mi var şimdilerde Yazdığım şiirlere yabancıyım, sokaklara yabancıyım Taşı delemiyor bir çığlık ve apansız Su oluyorum ipince, kendime sızıyorum Dünya yetmiyor bazan, bırakıp gidebilir miyim? Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun! Efkar da yakışırdı sana, ilk kadeh kekik kokardı Unutalım mı şimdi kente indiğimiz o ilk günü Sabahlara kadar okuduğumuz o kitapları Sabahlara kadar düşüncelerimizde yaşattığımız hayallerimizi Kar aydınlığında yürüdüğümüz o yolları Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam Her akşam mektup yazarım dağlar kadar Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun Unutma dostumsun sen, neredeysen orda ölmek isterim!
Ama insanın bilinciyle bildiği ile içinin bildiği çoğu zaman aynı olmuyordu. Mantıklı olanın doğru, mantıksız olanın yanlış olması gerekmiyordu. insanın başı bazen içinin bildiğini dinlediği için, bazen bilincinin bildiğini dinlediği için derde giriyordu.
Sayfa 194·Kitabı okudu