Azizede olsa fahişede kadın mutlu olamadı !
Erkeklerin her şeyinin 'kendilerince' caiz olduğu zamanda kadınlara herşey yasaktı,erkeklerin kendileri yüzünden kendileri için yaptıkları fahişelik bile yasaktı !!!
Kökler ve dallar arasında ,meyveler ve tohum arasında yaşanan o döngüde ; yaz da,bahar da,güz de ,kışta hep sıralıydı,zamanını bekliyordu.
Esme den önce de sonra da dallarındaki kadınlar da zamanını bekliyordu hayatlarının gerçekleriyle yüzleşmek için. Aynı ağaca aşılanmış meyve cinsleri gibiydiler,
Görüntü ,tat farklı ama sonuç hep aynı
Görünen her şeyin farklı bir iç hali olduğunu, kimsenin sûretten ibaret olmadığını derin aile hikâyelerinde daha çok görüyoruz.
Suç, suçlu, hata, sırlar, konuşmalar, susmalar... Hepsinin derin izleri.
Selime teyzenin zorlu başlayan hayatı eşiyle başlayan evliliğinde çok güzel ve özel ilerlerken eşini kaybedişiyle zorlaşan ömrü çocuklarının kendi hayat telaşlarına kapılmasıyla daha da zorlaşmıştır. Annelerini gerçekten görmeleri, Selime teyzenin ise onlarında bir hayatı olduğunu, farklı farklı zorluklar yaşadıklarını kabul etmesi zaman alacaktır.Kendine kaçtığı o uzak kasabada karşılaştığı Meltemle yaptıkları uzun sohbetler, yolunu tekrar çizmesine vesile olacaktır.
Öte yandan Meltemde kendi hikayesine yeniden bakacak, yeniden insanlara güvenip kendini bulacaktır..
Her dört duvarın yuva olmadığını bize kanıtlayan bir olay örgüsü.
Varlığı sadece ateşine bakmak için yavrusuna dokunmakla kalan bir anne, varlığı attığı tokatlar ve de tokat gibi laflarla kendini gösteren, erkek çocuk hırsıyla kız çocuğu olmuş bir baba. Çamaşır suyu kokan,yuva olamamış bu evde büyüyüp ayakta kalmaya çalışan bir kız çocuğunun hikayesi. ..