Saçları dimdik olan adam, "Ben suçsuzum, ben suçsuzum," diye yineledi gene.
Şvayk, "Hazreti İsa'nın da bir suçu yoktu, ama gene de çarmıha gerdiler," dedi.
"Ya, demek öyle Bayan Müller, demek arabanın içindeymiş. Elbette, onun gibi beyzadeler binmesin de kimler binsin arabaya; ama masum bir araba gezintisinin felaketle sonuçlanacağını nereden bilebilirdi adamcağız! Hem de Saraybosna'da! Saraybosna nerede biliyor musunuz, Bayan Müller? Bosna'da. Mutlaka Türklerin parmağı vardır bu işte. Bana sorarsanız, Bosna-Hersek'i Türklerden hiç almayacaktık! Görüyorsunuz işte Bayan Müller, Ekselanslarını tahtalı köye postalayıverdiler. Umarım çok debelenmemiştir."