Fare: Günde ne kadar yazmak gerekir?
M.A: En iyi yöntem, iyi gittiğini düşündüğün ve bir sonraki aşamada ne olacağını bildiğin sırada yazmayı bırakmaktır. Eğer bir roman yazarken bunu her gün uygularsan asla tıkanmazsın. Bu sana söyleyebileceğin en değerli şey, o yüzden unutmamaya çalış.
Fare: Peki.
M.A: İyi giderken her zaman dur ve bir sonraki gün tekrar yazmaya başlayana kadar bunu düşünme ve endişelenme. Böylece bilinçaltın sürekli bu konu üzerinde çalışır. Ama bilinçli olarak bunu düşünür ve kaygı duyarsan onu öldürürsün ve beynin daha sen yazmaya başlamadan yorgun düşer. Romana bir kez başladın mı, bir sonraki gün devam edip edemeyeceğin konusunda endişelenmek, en az kaçınılmaz eylemlerde bulunmak zorunda kalma konusunda endişelenmek kadar korkakçadır. Devam etmek zorundasın. O yüzden de kaygı duymanın hiçbir mantığı yok. Roman yazmak istiyorsan bunu öğrenmen lazım. Bir roman yazmanın en zor kısmı, onu bitirmektir.
Fare: Kaygı duymamayı nasıl öğrenebilirsiniz?
M.A: Bu konuda düşünmeyerek. Düşünmeye başladığın an vazgeç. Başka bir şey düşün. Bunu öğrenmeye mecbursun.
Kişisel trajedini unut. Başta hepimiz berbat durumda oluruz, özellikle de ciddi bir şekilde yazabilmek için korkunç bir şekilde incinmiş olman gerekir. Ama bu lanet olası acıyı yaşadığında, kullan; onunla hile yapma. Ona bir bilim insanı gibi sadık kal, ancak sırf senin ya da seninle ilgili birinin başına geldi diye herhangi bir şeyin herhangi bir öneme sahip olduğunu da düşünme.