Aslında ilk ebeler olan şifacı kadınlar, hamile kadını kollar, ona güven verir, rahatlatır ve doğurma zamanı gel- diğinde tapınaklarda törenle, nazikçe, şükran ve doğaya duyulan minnet duygusuyla bebeğin doğumuna yardımcı olur, onu annenin kucağına verirlerdi.
Bir komplikasyon olmadığı sürece, ağrı ve acıdan söz edilmiyor, kadınlar derin bir gevşeme sağlayan ortamda komplikasyonla bile kolayca baş edebiliyorlardı. Binlerce yıl doğumlar böyle devam etti, kadınlar ne hissettiklerini, nasıl doğuracaklarını çok iyi biliyorlardı, bu kadim bilgi her kadının içinde hâlâ var, hücrelerinde kayıtlı... Ne oldu da doğumun kaderi değişti ve "doğum korkusu” dünyadaki tüm kadınların ortak algısı haline dönüştü? Cevap, erkek egemen toplum ve din baskısı elbette..