Gençken, daha çok seyahat etmem, daha uzaklara gitmem, yabancı ülkelerde daha çok zaman geçirmem, kendimi hayata katıp daha derin bir şekilde yaşamak için sürekli bir koşuşturma içinde olmam gerektiğini düşünürdüm ama zamanla anladım ki, aradığım şey tam burada içimde, etrafımdaki şeylerde, işim haline gelen o geçici işlerde, gündelik hayatın hengamesinde ve bakışlarımı oraya yönelttiğim sürece karşılaştığım insanların gözlerindeydi.
…mezarını ziyaret ettiğimde,şayet kaygıları olmasaydı,nasıl bir hayatı olurdu diye merak ediyorum,ancak havanın olmadığı bir günü hayal etmek kadar zor bu.
“Takım ve aile gibi idealler, işyerini ekonomik bir zorunluluktan ziyade ahlaki zorunluluğa sahip bir alan olarak yeniden tanımlayarak işçileri kurumun hedeflerine daha sıkı bağlamaktadır.”