O anda bir şey öğrenmiştim;insan bu hayatta tek başınaydı.Kimse kimseyi kurtarmaya gelmeyecekti.İnsanlar birdenbire değişmezdi,üzgün olduklarını söyleyip sana nazik davranmaya başlamazdı.İnsanlar kırgındı,yaralıydı ve bunun acısını güçlerinin yettiği kişiden çıkarırlardı.Kendimi kurtarmak zorundaydım.
Gücün yozlaştıracağı,mutlak gücün mutlaka yozlaştıracağı,siyaset biliminin temel varsayımıyken, o gücün yaslandığı sermayenin pirupak kalacağını düşünmek mantıklı sayılmaz, değil mi?
Tecrübeyle öğrenmiştim ki,kanun koruyucusu titri, bu zevatın ekseriyetinde,kendilerinin bütün kanunların üstünde olduğu gibi bir kanaat oluşturur; sadece hukukun değil medeniyet için gerekli asgari kuralların da.Mevcut siyasi iktidarlar,işin ucu kendilerine dokunmuyorsa,bu kanıyı cesaretlendirip pekiştirmek için ellerinden geleni ardına koymaz.İnandığı tek kanun orman kanunu,inandığı tek ortaklık suç ortaklığı olan bir toplum da böyle meydana gelir işte.