İnsan beyni manipülatiftir. Zihin, yaşanan her olayı, kendi lehine olacak detayları ön plana alıp, kendi aleyhine olan detayları perde arkasına atacak şekilde değerlendirir. Bu şekilde her insan kendini haklı görür. Ego arttıkça, manipülasyon da artar. Doğrudan karakterin zihninden takip ettiğimiz romanlarda, karakterin zihni bizi de manipüle edebilir. Bize vakayı öyle detaylarla aktarır ki, biz de ana karakterin haklı olduğunu düşünebiliriz.
R.F. Kuang’ın “Sarı Yüz”ünü okurken, kitabın ortasından itibaren zihnime bu soru takıldı. Acaba ana karakter beni ne kadar manipüle ediyor? Arkadaşını öldürmüş olabilir mi, ya da ölümü engellemesi mümkün iken bu adımı atmamış olabilir mi?
Sarı Yüz’ün orijinal dilindeki ilk baskısı 2023 yılında yapılmış. Türkiye baskısı ise 2025 yılında gerçekleşmiş. ABD’deki yayıncılık ve kitap sektörünün ne kadar piyasalaştığı, edebi değerin kitap için anlamsızlaştığına dair bir arka plan üzerine kurulmuş, kitap hırsızlığı ve intihale dair bir roman.
Romanın ilk bölümünde, June Hayward isimli beyaz bir Amerikalı ile, Athena Liu isimli Çin (Hong Kong) kökenli bir Amerikalı, -biri oldukça başarılı diğeri gölgede kalmış- iki genç kadın yazarın, Athena Liu’nun evinde oldukları bir gün, krep yeme yarışması yaptıkları anda, boğazına krep düğümlenen Athena Liu boğularak ölür. Başarılı yazar Athena, o gün, bitirdiği ve alışkanlığı gereği sadece daktiloda yazdığı bir eseri June’a göstermiştir. Ölümünün ardından, June bu esere el koyar. Hala ham olduğunu düşündüğü esere, kendi düzeltme ve eklemelerini yapar ve kitabın basılma süreci başlar.
Bu süreçte, ABD yayıncılık dünyasının dolambaçlı, çetrefilli ve şaşırtıcı güzergahını, editörlerin yayına müdahale genişliği, kitabın kadın ve erkeklere, farklı yaş gruplarına, farklı renk ve ırklardaki kişilere