Ve Dostum, senin gündüzün benim gecemdir, tepelerde oynaşan öğle ışıklarından ve vadilere uzanan erguvan gölgelerden söz ettiğimde bile; çünkü sen benim karanlığımın şarkılarını duyamazsın, göremezsin yıldızlara çarpan kanatlarımı; ben de çok mutluyum beni göremediğin, duyamadığın için. Ben geceyle baş başa kalmak isterim.
Ne söylediğime inanmanı ne de yaptığıma güvenmeni isteyeceğim senden; çünkü sözlerim senin öz düşüncelerinin yankısından başka bir şey olmadığı gibi, eylemlerim de senin eylem arzunun yankısından başka bir şey değildir.
Dertlerini, içinde saklayamıyor insanlar. Derde ortak lâzım. Dert gökyüzü gibi bir şey! Ayrı ayrı seyretsek de hepimizin çerçevesi, üstüne perde çekilmiyor. Dert, hava gibi bir şey! ayrı ayrı ciğerlerimizi doldursakda hepimizin malı. Bir kişinin sandığında kilitlenemiyor.
Zavallılar kendilerini ölümsüz sanıyorlardı herhalde! Gözlerinin önündeki gerçeğe rağmen de konuşmalarını "o ölmedi, ölümsüzlerin arasına karıştı!" diye bitiriyorlardı.