Duygu, 1-0 önde hayata yenik başlamış küçük bir kız çocuğuydu. Tek isteği, huzurlu bir ailede çocukluğunu doyasıya yaşayıp büyümekti. Annesi canıydı, meleğiydi, onu hayata bağlayan en güzel varlığıydı. Ne yazık ki hayat ona bu seçeneği sunmadı, bir yumru gibi kaldı boğazında çocukluğunu doyasıya yaşayamaması, annesini mutlu görememesi...
İçinde şefkat ve sevginin olmadığı bir evde büyüyordu, babası annesini her dövdüğünde canından can gidiyordu, kanı emiliyordu sanki.
Babası onu seviyor ona oyuncaklar alıyordu fakat neden annesine kıyıyordu, çözemiyordu: İyi bir eş miydi? Yahut İyi bir baba mıydı?
Bilemiyordu... Babası onun gözlerinde ne siyahtı, ne de beyazdı griydi sadece buğulu bir gri...
Ve zaman geçti, Duygu biraz daha büyüdü liseye giden bir kız oldu sorunlar bitmedi YGS sınavına girmeden bir gün önce korktuğu başına geldi.
Babası, annesini 7 kez kalbinden bıçakladı.
Düşünün 18 yaşında genç bir kız üniversite sınavına girmeden bir gün önce babası tarafından annesi bıçaklanıyor fakat o kız o zorluklara rağmen sınava giriyor, optikte baba adı kısmı çıkıyor...
Yarası, acısı... İnsan ne diyebilir.
21. yüzyılda bu tarz olayların yaşanıyor olması üzücü. Dilerim her çocuk mutlu büyür, çocukluğunu yaşamış olur...
Hoşça Kal AnneDuygu Batu · Mona Yayınevi · 2017150 okunma
Kadın ve erkek ilişkisine dair bir şey kalmadı saygı,sevgi, sadakat, güven bunlar dijital çağda çürüdü çünkü nereye baksan herkes ulaşılır bir vaziyette ve herkes bir çıkmaza doğru gidiyor. Dijital çağ diyorum çok daha farklı yararlanmak yani daha yararlı yararlanmak varken insanlar alıp başını gitti. Her şeyin bu kadar geliştiği bir çağda kimse bilmeyerek bir şey yapmıyor herkes her şeyin farkında. Şımarıklık sosyal çürümeye yol açtı. O yüzden çok kurcalamamak gerekiyor her birey kendinden sorumludur.
Sır odasına gelmeden önce şahıslara zikir yaptırılır. Bu zikir esnasında şahıslar cezbelenir. Bu zikir sırasında "Ay Allah" denir. El Mürselat Suresi ilk ayetleri mealinde 'Yemin olsun Allah'ın gönderdikleri görevlilere’ ve Yunus Suresi 64. Ayette 'Benim evliyalarıma ve razı olduklarıma korku yoktur, korumam altındadır' şeklinde bildirilmiştir. Zikir esnasında cezbelenen şahıslar benim bulunduğum sır odasına tek tek gelir. Ben gelen bayan ve erkek şahısları cinsel organımı öptürmek ve yalatmak suretiyle badelerim. Bunun dışında şahısların istekleri üzerine erkeklerle ters ilişki, kadınlarla ise ters ve normal yoldan cinsel ilişkiye girdim.
Rezilliğin daniskası! Bunlar aslında gün yüzüne çıkmış örnekler. bir kadın olarak bu tür durumlara nasıl yorum yapılır ne denilir bilemiyorum insan utanıyor. Ama maalesef özellikle Anadolu'nun ücra köylerinde bu tür durumlar çok fazla var. Bir dinleri olduğu sürece ahlaka ihtiyacı kalmamış gibi davranıyorlar.