Burcu Doganay

Burcu Doganay
Erken sonbahar ruhlu bir avukat ve koç. Ferrante’nin derinliği, Jo March’ın yaratıcılığı ve Nomadland’in sessiz gücüyle insanlara yön, denge ve düzen kazandıran bir rehber; hem estetik hem içsel dönüşümle yol açar.

Burcu Doganay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·296 syf.·
126 günde okudu
·
2026 31. kitabı
Georgi Gospodinov
7.7/10 · 1.696 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·176 syf.··
2026 28. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 15:40
İnsan olmaktan vazgeçmek bir özgürlük olabilir mi? Han Kang’ın Vejetaryen’ini ilk elime aldığımda çok sakin, hatta neredeyse sıradan bir hikâye okuyacağımı sanmıştım. Evli, kendi halinde bir kadın var; bir sabah uyanıyor ve artık et yemeyeceğini söylüyor. Hepsi bu gibi duruyor. Ama sayfalar ilerledikçe anladım ki mesele yemek değil — mesele şiddet, kontrol, beden, itaat ve insan olmanın kendisi. Kadın giderek konuşmamaya, silinmeye, dünyayla bağını koparmaya başlıyor. Ve en tuhaf olan şey şu: Onu hiçbir zaman gerçekten onun ağzından dinlemiyorum. Hep başkalarının gözünden görüyorum. Kocası, eniştesi, ablası… Sanki o yok da herkes onun hakkında konuşuyor. Bu da içimde garip, huzursuz edici bir mesafe yaratıyor. Kitap beni en çok bu yüzden rahatsız etti sanırım. Çünkü alıştığım türden bir “anlama” imkânı vermiyor. Ne tam empati kurabiliyorum ne de onu yargılayabiliyorum. Üstelik roman ilerledikçe bedenle ilgili sahneler — açlık, cinsellik, şiddet, kırılganlık — giderek daha çıplak ve sarsıcı hale geliyor. Bazı yerlerde gerçekten daraldım, kapatmak istedim ama bir yandan da bırakamadım. Çünkü ortada büyük bir trajedi var ama kimse bunu yüksek sesle söylemiyor. Herkes onu “normale döndürmeye” çalışıyor, o ise sanki sessizce insan olmaktan vazgeçiyor. Bir de şu çok çarpıcı geldi bana: Bu kitap isyanı bağırarak anlatmıyor. Tam tersine, hiçbir şey yapmayarak anlatıyor. Kadın kavga etmiyor, kaçıp gitmiyor, kendini savunmuyor bile. Sadece yemiyor. Sonra daha az konuşuyor. Sonra daha az var oluyor. Dışarıdan bakınca pasif gibi görünen ama aslında inanılmaz radikal bir direniş bu. Okurken kendime sürekli şu soruyu sordum: Bir insanın bedeni gerçekten kime ait? Bu kitabı sevmemin nedeni de biraz burada yatıyor galiba. Çünkü ben zaten huzursuz ama derin romanları seviyorum. İç
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Her aidiyet bir öteki yaratır!
Sayfa 54·Kitabı okudu
Aşk v. İnsan
Aşk, olunan, insan ise doğulan bir şey değildi. Aşka maruz kalınır, insan inşa edilirdi. Aşka maruz kalmıştım, sıra insanı inşa etmeye gelmişti.
Sayfa 37·Kitabı okudu