Elif er

Yolun yokuştan tam düze çıkacağı noktada ayağı kırılmış bir atın, acıdan ve takatsizlikten titreyerek, vurulmayı beklemesi gibi bir his. Ayağı kırılan atı vururlar. Nice dağlar aşsa da işe yaramazlığa mahkum olmuştur artık. Hiç iyileşmeyecek bir kırıkla yaşamak da insana mahsus.
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Arzu ve heveslerini doyurmakla meşgul olan bir insanda, ruhun tekamülünden söz edilebilir mi?
Felsefe
"Fakat öte yandan kimse,belli bir zamanın mekansızlıkta,zamansızlık içerisinde ne kadar sürdüğünü anlatamaz, ölçemez, somutlaştıramaz,ne bir başkası için ne de kendi kendisi için ve insan hiç kimseye bu çepeçevre ve sürekli hiçliğin, bu hep masanın ve yatağın ve lavabonun ve duvar kağıdının ve hep suskunluğun, karşısındakinin yüzüne bakmaksızın yemeği içeriye iten hep aynı nöbetçinin, hiçlik içerisinde aynı noktanın çevresinde insanı çıldırtıncaya kadar dolanan hep aynı düşüncelerin bir insanı nasıl yiyip bitirdiğini ve yıkıma sürüklediğini anlatamaz."
Sayfa 42·Kitabı okudu
"İnsan bir şey bekliyordu,sabahtan akşama kadar bekliyordu ve hiçbir şey olmuyordu. İnsan tekrar tekrar bekliyordu. Hiçbir şey olmuyordu.İnsan bekliyor, bekliyor, bekliyordu, düşünüyor,düşünüyordu,şakakları ağrımaya başlayana kadar düşünüyordu.Hiçbir şey olmuyordu. İnsan yalnız kalıyordu. Yalnız.Yalnız."
Sayfa 38·Kitabı okudu
-sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler,çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şey insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
Sayfa 37·Kitabı okudu