"Oyalanma -diyor Octavio Paz- bizim her zamanki halimizdir. (...)Hep kendinden dışarda, günlük çalkantı içinde yitmiş,tatsız ve anlamsız demek olan oyalanma.Binlerce şey dikkatimize çarpar, ama hiçbirini yakalayamayız; yaşam böylece parmaklarımız arasından kayan kum, beynimizi kaplayan duman olur. Eğer edimlerimizi ve düşüncelerimizi yoklamak cesaretini gösterebilseydik,suçlu olduğumuzu; ama ödenmemiş suçlardan dolayı değil, küçücük dönekliklerin,gerek kendimize gerek başkalarına karşı ufak ihanetlerin izlediği,sayısız ve anlık istek ve kıskançlıklardan dolayı suçlu olduğumuzu itiraf etmemiz gerekirdi.Ama dün yaptıklarımızı bile anımsayabiliyor muyuz?Günahımız dağınıklık ise cezamız unutmadır."
"Farkında mısınız bilmem, kimse kendi acısını bile duymuyor artık.Kimse bir başkası için kederlenmiyor.Birbirine ihtiyacı olanlar özenle uzak duruyor birbirinden.Küçücük çocuklar bile yalnızlığın bilimini yapıyor.Dilinde bir özürle konuşur oldu insanlar.Kimse sevdiğine vakit ayırmıyor...