16. ve 17. asırda Osmanlı başkentini süsleyen büyük mabetlerin yapımına kadar Ayasofya’yı geçecek ne bir yükseklik ne de kubbe genişliği söz konusu olmuştur.
1827’de Navarin felaketi ve Mehmed Ali Paşa’nın ürkütücü başarıları ile karşılaşan 2. Mahmud, Batılı güçlerin sempati ve güvenini kazanmanın ve Osmanlı yönetiminin modernleşmesinin lüzumunu gören reformcu diplomatlarının tavsiyelerine kulak verdi.