En küçük memurundan tut, subay çevrelerine kadar hâlâ hepsi kibirli, azametli ve dar görüşlü. Konumlarına göre görüntü değişiyor sadece, içerik aynı. Bizim artık annelerimiz ve büyükannelerimiz gibi düşünmediğimiz içlerinden birinin bile aklına geliyor mu sanıyorsun? 'Efendim aşağı, efendim yukarı' diye etraflarında dört dönüp duran kadınlardan değil de artık kendi kendimizin efendisi olduğumuzun, kısacası eski kölece anlayışları rafa kaldırdığımızın farkındalar mı sence?
Ailelerin genel yanılgılarından biri "huzurlu aile" kavramını sessiz, sakin, hiç kimsenin yükselmediği, iniş çıkışların olmadığı, mutlak uyum sahneleri ile tahayyül ediyor olmaları. Buna uygun davranan çocukları da "uyumlu çocuk" olarak taltif etmeleri. Oysa huzurlu aile, her konuda anlaşan aile değildir; farklı düşüncelere saygı gösterip olduğu gibi kabul eden ailedir. Huzurlu aile, duygulara izin veren ve her duygunun deneyimlenmesine izin veren ailedir. Huzurlu aile, ortak deneyimlere gönüllü olan ve birlikte zaman geçirmeyi seven ailedir. Uyumlu çocuk ise her söyleneni kayıtsız şartsız yapan çocuk değil, ebeveyninin fikrine önem veren fakat kendi fikirlerini saygı çerçevesinde ifade etmeyi bilen çocuktur.
Bilinçle kavradığımız ve yaptığımız şeylerin, bireysel gelişimimizle hiçbir ilgisi olmayan gizli kalmış duyusal izlenimlere kıyasla hayatımız üzerindeki etkisi ne kadar az.