''tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümseler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar.''
Havva anlatıyor...
...Öfkeli melekler alevden kılıçlarla bizi cennet bahçesinden kovaladı. Bunu hak edecek ne yapmıştık? Kimseye zarar vermek gibi bir niyetimiz yoktu. Cahillik ettik evet, ama yerimizde hangi çocuk olsa böyle davranabilirdir. Emirlere itaat etmenmenin yanlış bir şey olduğunu bilemezdik ki, böyle laflara yabancıydık, anlamıyorduk bile. Doğruyu yanlışı ayırt edemiyorduk ki, nereden bilelim? Ahlak duygusu olmadan bilmemiz de imkansızdı. En başından bize Ahlak Duygusu bahşedilmiş olsaydı, ki bu çok adil, çok daha merhametlice olurdu, işte o zaman emre itaatsizlikle suçlanabilirdik. Ama biz zavallı cahil çocuklara bilmediği, anlayamadığı sözcükler söyleyip, sonra söylenenlere uymadığımız için cezalandırmanın neresi doğru? ...
Eğitimin her şey olduğunu söylediğimi hatırladığını belirtimiştim. Ben de seni düzelterek, ''eğitim ve başka bir şey daha...'' demiştim. O diğer şey MİZAÇTI. Bu doğduğun zamanki yapın demektir. Yaradılışını söküp atamazsın ya da ciddiye almamazlık edemezsin. Yapabileceğin tek şey, ona baskı uygulayarak dipte sessiz sakin kalmasını sağlamaktır.
..... Ve insanın dini inancını bildiğinde, aydınlanmak için ne tür dini kitaplar okuduğunu, yanlışlıkla istediğinden fazla aydınlanmaMAk için hangilerinden kaçındığını da bilirsin...
GA: Buna gerçekten inanıyor musun? Yalnızca toplum fikri gibi bir şeyin çekingen ve barış yanlısı birini şeye ikna edebileceğine...
YA: Savaşa gitmeye mi? Evet. Toplum fikri, bazı insanları her türlü şeyi yapmaya zorlayabilir.
GA: Her şeyi mi?
YA: Evet, her şeyi.