Harun

Harun
@Bilginhrn
26 Haziran 1998
215 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Reklam
Kadir Mısıroğlu'nun: “Shakespeare müslümandır, gerçek adı Şeyh Pir'dir” sözüne dair... 2016 senesinde özel bir TV kanalına çıkan Kadir Mısıroğlu, Shakespeare'in “gizli müslüman ve gerçek isminin de Şeyh Pir” olduğunu iddia edince sosyal medyada birden gündem olmuş ve bol bol alay edilmişti. Hâlbuki bu mesele İngiltere'de bile eskiden beri münakaşa mevzuu olmuş bir konudur. Bazı yazarlara göre Shakespeare müslümandı, bazılarına göre ise değildi. Mesela Türkiye'de, kaleme aldığı “Hz. Muhammed'in Hayatı” (sallallahu aleyhi ve sellem) isimli kitapla tanınan Tasavvuf Uzmanı Martin Lings, Shakespeare'in müslüman olabileceği kanaatindedir ve onun bir sufi olduğunu belirtir." Nitekim, Sanat ve Medya Muhabiri Vanessa Thorpe, “The Guardian”daki köşesinde Shakespeare ile alakalı “Sufi or not Sufi? That is the guestion” (Sufi mi değil mi? Sual bu) başlıklı bir makale kaleme alır.? 2 Aynı şekilde, Ali Jaafar isimli yazar da “Sufi or not Sufi? Was Shakespeare a Muslim?” (Sufi mi değil mi? Shakespeare müslüman mıydı?) başlıklı makalesiyle bu tartışmalara dahil olur. 3Bu mevzuda daha birçok makale mevcuttur. O halde, eğer sufiyse bu durumda “Şeyh” denmesinde hiçbir beis olmasa gerektir. Zaten psikoloji ve spiritüalite, seyahatname ve kültür araştırmaları gibi mevzularda üç düzineden fazla kitap yazmış; sufi geleneğinde bir yazar olan Idries Shah'ın “The Octagon Press” tarafından Londra'da basılan “The Sufis” isimli eserinde, Shakespeare'in; “Şeyh Pir” olarak adlandırıldığı ifade edilmektedir. Bu eserin ilk baskısı 1964 tarihlidir.* Ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Semih Çelenk, “Radikal” gazetesinde neşredilen bir makalesinde şu malumatı verir: , Peter Brook; “Evoking Shakespeare”de, Rusya'da karşılaştığı bir seyircinin ona Shakespeare'in Özbek olduğunu
Sayfa 14·Kitabı okudu
1000Kitap
Harun
Kışları yaklaştıkça, bizim de yazımız yaklaştıkça çırpınmaları artmaya devam ediyor.
Ganimet için Baskınlar..
Batn-i Nahle olayından hemen sonra, bu sefer de Muhammed ve arkadaşları, Ebu Süfyan başkanlığındaki yaklaşık kırk kişilik bir Mekkeli ticaret kafilesinin yolunu kesmeye koyuluyorlar. Bunlar, ticaret için Şam'a gidip işlerini bitirdikten sonra memleketleri olan Mekke'ye doğru yola çıkmışlardı. Bunların haberini alan Muhammed, 305 kişilik bir silahlı grubu yanma alıp onlara saldırmak üzere yola çıkıyor. Muhammed, arkadaşlarına seslenip "Gelin bu kafilenin önünü kesmeye gidelim; ola ki onların mallarına ganimet olarak el koyarız" diyor. Hiçbir savaş gerekçesi yokken, o insanları ganimet için savaşa sürüklüyor ve büyük katliamlar meydana geliyor.
Sayfa 123 - Berfin Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Harun
Söz konusu kervan, Muhacirlerin Mekke'de kalan mallarına el koymuş ve bunları satıp kazanç sağlamayı amaçlamıştı. Tarafsız olduğunu söylemek bu bilgiyi de eklemeyi gerektirir
2 Ekim 1187'de Kudüs'e giren Selahaddin-i Eyyubî insanlık tarihinde emsali görülmemiş bir surette büyük bir adaletle Kudüs halkının yaralarını sarmış ve bu kadim İslam diyarını yeniden Müslümanlar'a kazandırmıştır.
Sayfa 165·Kitabı okudu
Filistin
Harun
Üstad yanlış ifade etmiş. Çünkü İslâm tarihi bunun örnekleriyle doludur. Selahaddin Eyyubi ne ilk örneğiydi, ne de sondu Elhamdülillah
Filistin'in yerli halkına karşı kuruluşundan itibaren her türlü zulümve itisafı(yok etme-jenosit) kendince meşru bir hak kabul eden israil, zavallı yerli halkın acizane mukabelelerini Dünya'nın gözüne baka baka utanmadan "terör" olarak ilan edebilmektedir Halbuki asıl terörü kendisi yapmakta, masum çocukları öldürmekte, insanların evlerini yerle bir etmektedir.
Sayfa 152·Kitabı okudu
Filistin
Harun
israil terör örgütüdür.