Vedat

Vedat
@Bilmiiyorum
Anlamıyorum... "Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır..."
İnşaat Mühendisi
Erzurum
Erzurum
6195 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Türk Dizileri...
2008'in Haziran ayında, Arap basını ardı ardına çok sayıda boşanma haberine yer verdi. En fazla Suriye, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'da yaşanan vakalar, ortak bir paydada buluşuyordu üstelik. Kadın olsun erkek olsun, eşlerin birbirinden ayrılma sebebi aynıydı: Türk dizileri. Suudi Arabistan'ın Dammam şehrinde bir adam, "Türk erkek oyuncular gibi romantik" olması için ısrar eden karısıyla önce kavga etmiş, daha sonra da tartışma sırasında sarf ettiği sözlere dayanamayarak onu boşayıp babasının evine yollamıştı örneğin. Gece-gündüz Türk dizileri izleyen Ürdünlü bir kadın, bir dizinin erkek oyuncusunun fotoğrafını telefonuna ekran yüzü yapınca kocasıyla atışmış, artan gerilim boşanmayla sonuçlanmıştı. Yine aynı yılın ilk aylarında, sadece Suriye'nin Halep şehrinde, Türk dizileri nedeniyle en az dört boşanma vakası kayıtlara geçmişti. Boşanmalardan biri, bir dizi oyuncusunun posterinin yatak odası duvarına asılmasının ardından gerçekleşmişti...
Enes isimli okura yanıt verildi
Vedat
Farkında olsak kafi. Bombalamaya gerek yok:)
Reklam
Emperyalist emeller, sömürgecilik ve kaynakları tekelde tutma bakımından, İngiltere de dünyanın diğer sömürgeci güçlerinden farksız. Son 200 yıldır dünyanın dört bir tarafında askerî güçle ele geçirdiği bütün bölgelerde, İngiltere de diğer ülkeler gibi -kelimenin tam anlamıyla- sömürgecilik yaptı. Okyanuslardaki uzak adalardan Afrika içlerine, Ortadoğu'dan Asya steplerine, İngiltere'nin fiilen var olduğu ve kaynaklarını kuruttuğu sayısız coğrafya bulunuyor...
Vedat
"Fakat enteresandır, İngiltere, çekilip gittiği ve kendi haline bıraktığı hiçbir yerde, kötü bir namla anılmıyor. Geçtiğimiz yüzyılın büyük sömürgeci ülkeleri Fransa, İtalya, Belçika ve Almanya'nın Afrika'dan Asya'ya ardında bıraktığı kanlı izlerle kıyaslandığında, eski sömürgelerinde İngiltere'nin hâlâ hayranlıkla izlenmesi, gerçekten düşündürücü. "Beş çayı" âdetinden kriket oyununa, İngilizcenin yaygınlığından Londra'yla sıcak siyasî münasebetlere, İngiltere eski sömürgeleriyle bağını da koparmış değil esasında. Bugün Pakistan'ın dağ köylerinde, yalın ayak medrese öğrencileri kriket oynuyorsa, irkilmemek elde değil..."
Ak vakitlerdir oruç vakitleri. Güneşi sulara batırır içimizden çıkan bir "beyaz el". Ve dünya çerçöpü, müneccim değneklerine döner, Hz. Musa'nın Asâsı olan oruç önünde. Ve oruç, Hz. İsa'nın "gök sofrası"nı önümüze açar. Ki Hazreti Meryem, mihrabın yanında bulurdu her iftar saatinde o sofradan yiyecekler. Ruh cüzzamı, iyiliğe yüz tutacaktır. Ve ölü dirilecektir oruç akşamlarında. Ve orucun sancağında Ulu Peygamber'in mührü vuruludur. Kalbimizde de vurulu olduğu gibi. Ve oruç, O'nun Hicretinden sayfalar açar yüreğimizde. Bir tarih olur, bizi mitleştirir. Reelin en çıplak anlarında mit kahramanları yapar bizi. Ve bizler, dağılmış, darmadağın olmuş bizler, yeniden toplanırız Son Peygamber'in bayrağı altında, oruçla, namazla, hacla, kurbanla, dua ve îmanla. Yolun kıyısında bakakalır inançsızlar ve inkârcılar. Ne olurdu onlar da bu yolculuğa, bu kutlu hicrete katılsalardı! Evet, hicrettir bu. Ama, giderek, bir miraca dönüşür. İftar saatlerinde içilen su zemzem olur. Ve sonra Cebrail ve Refref gelir. Daha sonra da ateşin yakmadığı aşk kanatları...
Vedat
"Ve bizler, dağılmış, darmadağın olmuş bizler, yeniden toplanırız Son Peygamber'in bayrağı altında, oruçla, namazla, hacla, kurbanla, dua ve îmanla..."
Gören gözler için, oruç, ne muhteşem bir melekler ordugâhıdır. Kalblerimizi dolduran meleklerin saldığı gümüşsü ışık, kınından sıyrılmış orucun diriltici kılıcıdır. Ruhlarımızın kendi içine günahların blok taşlarıyla kapanarak bir kabir halini aldığı günde, Ramazan, yeşil bayraklarıyla ufukta beliren bir melekler ordusuyla birlikte çıkagelir. Gelir ve kurtarır ruhu. Taşlaşmış günahlarımızı ve ona bulaşan, onlarla deri ve et kemik gibi kaynaşan ölü ruh parçacıklarını nasıl da aşağılara, ta aşağılara yuvarlar...
Vedat
"Gören gözler için, oruç ayı bir mahşerdir. Ruhların kabirleri açılıyor onda, kardeşlerim, ruhların kabirleri..."