Yarın endişesinin bir ur gibi beynimizi işgal ettiği bir zamanda hiçbir güvencesi olmayan bir sokak adamı yarına ait kaygılarını bugünden düşünmüyordu. Biz yerleri kazan köpekler gibi biriktirirken, o yarını bekliyordu rızkı için. Hiçbir güvencesi olmayan dedim de Allah o kadar da mı uzak duruyordu bu şehirden? Ya ben Allah’ı nerede kaybettim? Kendimden utanıyorum.
Hepimiz güvenceyi biriktirdiklerimizde ararken, o ölümün ansızın gelişinin biriktirmeyi nasıl gülünç bir duruma soktuğunu anlatıyordu hâl lisanıyla.