Bismillahirrahmanirrahim..
Allahın adıyla anıyorum ve başlıyorum sözlerime.. O ki varlık ile dirliğin alın yazgısı, sözüm varsın onun adıyla başlasın..
Yusuf'un Züleyhasını bilir misiniz?
Ne Kerem'in Aslısına benzer
Ne Mecnun'un Leylasına
Ne de Ferhat'ın Şirinine
O ki Yusuf'un Züleyhası
Bir Zarif kadın,
Cesurluk abidesi
Miski amber çiçeği, Güller eşiği..
O ki uğruna Şirin için Ferhat gibi dağlar delinmemiş
Yusuf için dağları delicesine delme cesaretinde..
O ki uğruna Leyla için Mecnun gibi çöller aşılmamış.
Yusuf için çöllerde kızgın kum taneleriyle birer birer yanmaya hazır.
Ey Züleyha!
Asil kadın, Zarif kadın, Nahif kadın..
Yusuf'un alnındaki yazıya talip
Yusuf'un ellerindeki duaya yüzün sürmeye gelmiş.
Yusuf'un gönlündeki gönülle taçlanmaya mutasavvıf..
Yar olmak için bahtiyar olmuş
Bahtiyarlık için yar ile hemhal olmuş
Görmüş perdenin altında gölgelerin sırrını, sırrın sırrına ermiş.
Aya yansıyan aydınlığı, Yusuf'a yansıyan ilahi gücü görmüş..
Değildi ki Yusuf'un kaşı gözü
Değildi ki Yusuf'un sazı sözü
"Ahmet Kaya'da biliyordu elbet menekşenin kokusuz olduğunu ama o yine de 'Bir menekşe kokusunda seni aramak var ya.' demekten vazgeçmedi hiçbir zaman."