Merhaba, çok uzun zamandır inceleme yazmıyordum ama Ebedi Rekabet'i okumaya başladığımdan beri aklımda o kadar çok düşünce var ki kitap hakkında. Bu düşünceleri artık yazıya dökmezsem boğulacaktım düşünmekten :)
Kitabı sosyal medyada mutlaka görmüşsünüzdür, o kadar abartıldı ki kitap görmemeniz imkansız bence. Kitabı ben ilk çıktığı dönemde 2025'in ocak ayında almıştım ama sınav haftaları, ödevler, kurslar, araya giren diğer kitaplar falan filan derken okuyamamıştım. Açıkçası anlayamadığım bir şekilde gözümüde korkutmuş biraz ama sonunda kitabı okumaya zaman buldum :) Sonra kitabı bitirdim ve dedimki "Ben bunu niye daha önce okumadım?"
İlk olarak kitabın konusundan biraz bahsedeyim. Kitabımız, bir miktar fantastik de olsa aslında ana karakterlerimiz olan Iris ve Roman arasında ki romantik ilişkiye dayalı. Ortada iki tanrı arasında yaşanan bir savaş var, Iris'in çok sevdiği abisi Forest'de tanrılar adına savaşmak için cepheye gidiyor, Iris ve anneside yalnız kalıyor. Iris'in annesi depresyona giriyor, içmeye başlıyor ve işinden atılıyor. Iris'de para kazanmak ve bir işe gitmek için okulunu bırakıyor ve bir gazetede köşe yazarı olarak işe giriyor. Asıl hikayemiz burada başlıyor. Iris burada kendisiyle aynı pozisyonu almak için uğraşan Roman ile tanışıyor. Iris, pozisyon için çalışıyor ancak kendisi çok derin bir depresyon içinde. Hem annesiyle uğraşıyor hem de abisini çok özlüyor. Iris abisine yazdığı mektuplardan cevap alamıyor. Bu sebeple kendini avutmak için abisine mektuplar yazıp, eski bir alışkanlığı olarak mektupları gardıropun altından gardıropun içine atıyor, sonrasında ise Iris bu mektupların kaybolduğunu görüyor. İlk başta bu mektupların bir şekilde büyüyle abisine gittiğini düşünüyor ama mektuplar abisine değil başka birine gidiyor. Bilin bakalım kime