"Dum vivimus vivamus"
"L'enfer c'est les autres"
"Verloren sei uns der Tag, wo nicht ein Mal getantz wurde! Und falsch heiße uns jede Wahrheit, bei der es nicht ein Gelächter gab!"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Ne güçlükle bakabiliyoruz çevremize. Peşimizdeki gerçekleri görebilmemiz için neler neler lazım? Kendi halkımın sefaleti tedirgin ediyordu beni. Dünyayı mutlu sanıyordum. Kendim mutlu olmak için halkı unutmaya çalıştım. Unuttum, ama mutlu olmadım. Sonra mutlu olmaya çalışmanın gereksizliğini kavradım. Yașamak için mutlu olmak gerekmiyordu. Bunu kabullenince mutluluğumu duydum. Sonra da onu paylaşmak istedim. Benim gibi her șeyi olanlarla değil. Hiçbir şeyi olmayanlarla paylaşmak. O zaman duyduğum erincin mutluluk sayılamayacağını, insanlığın bilmeden bütün çabasını yönelttiği her güzel duygumun herkesle paylaşılmadıkça hiçbir önemi kalmayacağını anladım. Kişisel oldukça bayağılașan tek duygudur, tek durumdur mutluluk.”
Günlükler (1948-1989) de 7 Haziran 1964 tarihi yok. Günlüğündeki en güzel yazılarından biriydi. Acaba neden eklenmedi?
Cem Єren
@BirSolgunAdam
·
İçinde tamamlanacak bir yarım, düşüncelerinin ardında gereksiz boşluklar mı var?
Çevrende her şey delicesine güzelken, güzele tutkun olan sen bütün bunları kucaklayacak gücü kendinde bulamadın mı?
Derin gecelerin senden bir şeyler beklediğini sezer gibi oldun ve yalnızca sustun mu?
Nisan yağmuru ile yıkanmış toprağın nemini çıplak ayaklarında duymak, su birikintileri arasında dolaşmak için zorlu arzularla doluyken, kendini tembelce yatağına mi bıraktın?
Sorularının karşılıklarını gün ağarana dek kitap sayfalarında arayıp, bulamadığın için umutsuz uykulara mi daldın?
Bilemeyeceğin kadar uzak zamanlar önce tanıdığın bir kokuyu tekrar duymak için bütün çiçekleri, bütün otları kokladığın, tam bulduğunu sanırken yanıldığını anladığın oldu mu?
Günün sunularını öylece sevmek dururken, gece karanlığında güneşi, gün aydınlığında yıldızları mı aradın?
Alangoya, içindeki yarımı bütünlemek, düşüncelerinin ardındaki boşluğu doldurmak isterdim. Bütün güzellikleri benimle duyasın isterdim. Gecelerin beklediğini versin isterdim. Neler istediğini, neler aradığını sana söylemek, sonra da onları ayaklarının dibine sermek isterdim. Sana aşkını tanıtmak isterdim. Seni sevmek isterdim.
"Yaşanmamış hiçbir şey kalmamalı Alangoya. Bizi çektiğimizi, başımızı döndürdüğü sürece, yaşanmamış hiçbir sevinç, hiçbir günah bile kalmamalı. Gerçeklerimizi hiçbir yalancı görüntünün parıltısı tedirgin etmemeli.
Bir kişilik dünya olmaz Alangoya. Yalnızlığım benimdir, ama insanların dünyası da benimdir ve en küçük insan bile benim yalnızlığımda daha kocamandır.
Türküler hep birlikte söylenmek içindir. Dünya hep birlikte yaşamak içindir.
Kendimin ötekine bakmayı öğrenmeliyim Alangoya.
Ve de
gülmeyi."