Cem Єren

Cem Єren
@BirSolgunAdam
"Dum vivimus vivamus" "L'enfer c'est les autres" "Verloren sei uns der Tag, wo nicht ein Mal getantz wurde! Und falsch heiße uns jede Wahrheit, bei der es nicht ein Gelächter gab!"
VAROLUŞÇU BİR İNCELEME #3
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 16:25
“Simon de Beauvoir, boşuna sevememiş Sarte’ı” dedirtti bu kitap; beraber geçen ve okumaya, yazmaya, öğrenmeye adanmış 2 hayat. Entelektüel birikim, duygular ve biraz da zorbaların yol açtığı dönemsel facialar birleşince böyle kederli ve kaliteli eserler yazdırtıyor insana. Sartre’ın neden edebiyata bulaştığı araştırılmak istenirse herhalde “Özgürlük Yolları” üçlemesi cevabı veren ilk seçenek olacaktır. İnsanı anlatmak istediyse, çok az kişinin anlayacağı teknik makalelerin yerine edebiyatın tasvir gücünü kullanarak yapacaktı bunu. Kitap, edebi yoğunluğu ile gayet doyurucu; öte yandan cümleleri okuması da gayet kolay. Dahası, yapısal olarak 2 bölümden oluşuyor: ilk kısım 1. kitabın yazım tarzıyla bire bir aynı, ikinci kısımda ise tek bir paragraf başı bile yapılmadan cümleler sıralanmış. Bu kısmı bitirmek, ilk kısma göre daha uzun sürebilir ama buna karşın oldukça akıcıydı. 2 kısmı da sayarsak kitabın 2 sonu olduğunu söyleyebiliriz. *************************************************************************** Hikâye yine ana karakter Matheiu üzerinden devam ediyor. Yalan barış antlaşmaları, Komünist Parti’nin ve hükümetin yanlış adımları, ordunun başındaki cesur olmayan generaller ve ülke geneline yayılan korku sonucu Naziler, Paris’i ele geçirir. Sartre da haklı olarak 2. Dünya Savaşı’ndan ve Almanların acımasızlığından etkilenmiş olacak ki 3 kitapta da bütün hikâyeyi savaş üzerinden işlemiş. Paris burada bir semboldür aslında. Zaten bireysel hayatında başarı elde edememiş, aşkı bulamamış, yakınlarına ve topluma olan görevlerini yerine getirememiş, varoluşsal boşluğunu kendine dahi açıklayamayan çaresiz, korkmuş, geleceği kestiremeyen ve geçmişinden kopamamış insanların bir topluluğudur Paris; kısacası anlamsız insan hayatlarının tek bir bütün haline bürünmüş varlık
Felsefe-Düşünce
YıkılışJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20191,089 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
AKIL ÇAĞI – VAROLUŞÇU BİR İNCELEME #2
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2022 20:59
Roman, 2. Dünya Şavaşı’nın başlangıç döneminde bir grup insanın hayatın anlamsızlığıyla barışık yaşama uğraşını ama buna karşın anlam arayışına girmeden gözlerinin önünden akıp giden günlerini sergiler. Sartre, anlamsızlığı, güçlükler karşısındaki çaresizliği, aklın duygulara yenilgisini, geçmişe olan pişmanlığı ve geleceğe karşı duyulan belirsizliği eleştirmeyi amaçlamaz; onun nesnesi insan değildir. Tam tersine, karakterlerin içinde yaşadıkları ortamın yüz yıllar boyunca değersizleşmiş ve artık “yeni bir birey” oluşturma yetisi körelmiş, baskıcı ve çoğunluk tarafından kabul gören fikirlerdir. Bu fikirler artık insan egemenliğinden çıkarak insanın doğru düşünme mekanizmasını ele geçiren yeni bir varoluş kazanmıştır. Ancak bu durumu sorgulamak ve düzeltmek modern insanın görevi değildir artık. Herkes hayal kırıklıkları ve sahte mutluluklarla örülü bir hayat mücadelesi vermektedir. Sartre bir taraftan sistemi eleştirirken diğer taraftan bunu bir yazgı olarak kabul edip karakterleri vasıtasıyla bizi bize anlatır. Zamanında filozoflar bir ütopya vaat eden felsefi ütopyaların cazibesine kapılmışlardı: Heidegger’in Nazi yönetimini toplumun değişmesi için bir kıvılcım olarak görmesi ve Sartre ve Camus’un da yeni bir insan modeli yaratması hayaliyle komünizme sıcak bakmaları, insandan önce sistemin değişmesi zorunluluğuna olan inancı gösterir. Karakterler doğmuş olmanın başlattığı yaşam denilen bu çizgide sona doğru yaklaşmaktadırlar. Sartre bunu özellikle vurgular: doğmanın (varoluşun) hediyesi olarak ölüm. Aslında insan her geçen gün daha da yaşlanarak ölüme bir adım daha atmaktadır. Sarte’nin yaşam tanımı budur; karakterlerine de bu yaşam kaygısını aşılar. Peki ne uğruna? İşte burada varoluşçuluğun ilgilendiği anlamsızlık problemi ortaya çıkıyor. Anlamın bulunmadığı yerde
Felsefe-Düşünce
Akıl ÇağıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20192,654 okunma
8/10
·1062 syf.··
2018 22. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Mart 2018 22:18
Neden Tolstoy okumalı? Zamanında çok yakışıklı bir topçu subayı olduğu için mi? Üşenmemiş 1800 sayfalık kitap yazmış diye mi? En bilinen iki Rus yazardan ismi daha kısa olanı diye mi? Hristiyanlığı yerin dibine sokarken Müslümanlığı yücelttiği ve o kadar iyi gizlendiği için Rusya'da halen bulunamayan Hz. Muhammed kitabını yazdı diye mi? Ak sakallı dede modunda istediği zaman rüyalarımıza girip bize kitaplarını okutabileceği için mi? Yoksa günümüz Star Wars ya da Marvel evrenlerinin daha detaylısı olan, Savaş ve Barış evrenini tek başına oluşturduğu ve o kadar sayfa boyunca hiçbir şekilde "Ya burada mantıksal bir hata var"demenize izin vermediği için mi? Halen bir savaşı onun kadar canlı, onun kadar yaşanmış anlatan birisi olmadığı için mi? İstese bir pembe dizi kıvamına sokabileceği Anna Karenina'yı, bir çok yazara göre Dünya romancılığının zirvesi yaptığı için mi yoksa? Tabi, böyle bir girişten sonra her mantıklı okuyucu "Anna Karenina şöyle güzel, böyle harika" gibi cümleler bekler. Hatta belki de, bazı değerli 1000K kullanıcısın yaptığı incelemelerde geçen (ve hiç üşenmeden kopyalayıp yapıştırdığım) aşağıdaki benzeri cümleleri. "Okuduktan sonra trenlerden tren raylarindan uzak durmusumdur " "Kitabın içine girip karakterlerin bütün duygularını sonuna kadar hissedebileceğiniz başyapıtlardan. Her karakterde kendimden bir parça buldum " "Anna Karenina derin bir kitaptır. " "Tolstoy'un St.Petersburg'un balolarını, Rus aristokrasisini çok iyi yansıttığı bir eser. " "En kisa tanımı aşkın romanı. " "Kitabı çok kısa sürede bitirdim diyebilirim. Nedeni herkesin pek tabii bahsettiği o akıcılık " "Pembe dizi izliyormuşsunuz gibi severek okuyacağınız, sonrasında ne olacağını heyecanla bekleyeceğiniz bir kitap. " Gerçi 2800 okunmaya karşılık 87 inceleme düşük bir rakam ama
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlar. Uğur Mumcu
Nutuk Hediye Etkinliğimiz Sonlanmıştır, Kazananlar;
Merhabalar Efendim, Yaptığımız çekiliş bitmiş, 3 adet dediğimiz Nutuk yerine 9 Adet Nutuk hediyesi vermiş bulunmaktayız. Çok fazla talep olduğu için, daha fazla insana Mustafa Kemal Atatürk'ün eserini göndermek istedik. Kazananları Tekrardan Tebrik Ediyor, İyi Okumalar Diliyoruz. Kazanan Listesi; Hüseyin Yasee BERKAN YILMAZ İlgen Yusuf Çorakcı şiriny Zeynep https://1000kitap.com/Birazkizilbirazmavi ve... İçindeki Mustafa Kemal Atatürk Sevgisine özel, Çekiliş dışı Gönlümüzden efendim :) DUA Efendim çekiliş şu şekilde yapıldı, Öncelikle Yapılan yorum adeti kadar bir sayı kahve içtiğimiz yerdeki baristalara soruldu. Örneğin 1'den 50'ye kadar kadar rakam istendi. Neden istendiği kendilerine tabi ki söylendi :) Severler bizi kırmadılar :) Söyledikleri rakamlar, yorum sırasına bakılarak eşleştirildi. Daha sonra Kendi seçtiğim numara ve arkadaşımın söylediği numara ile eşleştirme yapıldı. Dua Hanım'a ise gönlümüzden gönderiyoruz efendim. :) Basit bir şekilde seçim yaptık. Çıkmayan okurlarımıza ise, istekleri ve katılımları için gönülden teşekkür ediyoruz. Tamamen içimden gelerek yaptığım bir organizasyon olmakla birlikte, sizlerin yoğun katkısı gururumu okşamıştır. Bu gurur Şahsi olmaktan ziyade, Mustafa Kemal Paşam'a gösterdiğiniz ilgidendir. Kitapların gönderimi ulaştığımız okurlara şu saat itibari ile yapılmıştır. Ulaşamadıklarımıza ise, yarın gönderim yapılacaktır.