Cem Єren

Cem Єren
@BirSolgunAdam
"Dum vivimus vivamus" "L'enfer c'est les autres" "Verloren sei uns der Tag, wo nicht ein Mal getantz wurde! Und falsch heiße uns jede Wahrheit, bei der es nicht ein Gelächter gab!"
"Tatmadığın hiçbir şey, bir günah bile kalmamalı Alengoya, ki seni ileriki yaşamında rahatsız etmesinler," diye yazmışım. Her şeyi tattım, yaşadım. Beni mutlu etmemiş olsalar bile kendimce her şeye kavuştum. Aklımın kaldığım bir dünya nimeti yok artık. Yani "Günaha Çağrı" olmayacak hiçbir zaman hayatımda. Feragat etmedim onlardan, tükettim. Kendimi de kendim için tükettim. Bedenim, kafam, yüreğim benim değildir artık. Onları özenle bir başka şeye hazırlıyorum. Ya bir bayrak olurum, ya çarmıha gerilen, ya bir basamak ya da hiçbir sey. Ama yaşadığım sürece seçtiğim amaca yönelmekten ne sağır güçler, ne düş kırıklığı, ne dikenler alkoyamaz beni.
Sayfa 622 - 22 Kasım 1971·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir silah gerek bana. Yazılarımı bir silah gibi kullanmam gerek. Öyle yazacağım. Yitirmekten korktuğum, sağlamaya çalıştığım hiçbir şeyim kalmadı. Cesurca yazabilirim artık. Hiçbir şey beklemeden, ummadan yazabilirim. Zaten durup dinlenmeden yazmak düşüyor bana. Bir odaya kapanıp günlük her türlü kaygıdan, ayrıntıdan uzak, tüm nefretimi, umutsuzluğumu, kırdığımı, lanetimi boşaltmalıyım dört duvar arasına. Sonra da korkmadan yazmalıyım."
Sayfa 608 - 30 Mayıs 1971·Kitabı okudu
"Bıraktım her seyi. Yani umudu iyimserliği... Benden kopup gitmeye nicedir hazır olan umudu sımsıkı tutmaktan yorulmuştum. Şimdi bırakıverdim kendimi umutsuzluga. Koyu renk dumanlar sardı her yanımı. Durgun, sevinçsizim. Ama hiç değilse yorulmuyorum artık Şekilsiz bir hamurum ben. Üzerimde binlerce parmak izi..."
Sayfa 579 - 28 Kasım 1970·Kitabı okudu
"Hayal kırıklıklarından bir hal olduk, umudumuzu yitirdik, nasıl inançlı olacağımızı bilemediğimiz için, yozluktan nihilizme kadar her şeye hazırlanıyoruz. Buna karşı en iyi şey savaşmaktır. Tıpkı insanın ruhuna bozan bir yaranın iyileşmesi kişiliğinin seri olarak gelişip çiçek açması, iş gücünü azaltan olaylara karsı savaşmak gibi. Her şeyden evvel memleketimizi, onun güzelliğini, kuvvetini bilmek, onun kendi kıymetinin yükselmesini sağlamak. Bütün bunlar bir sevinç duygusu ile sulamak lazımdır. Sevinç duygusu var bende. Umutsuzluğun umudu bu olmalı. Yazabilmek için 35 yaşıma dek bekledim. Sabırsızlık göstermedim Bu konudaki fikirlerimin olgunlaşması, belirip çiçeklenmesi ve onları yazabilmek için de bekledim. Sabırla beklemesini bilen tek insan kalsam bile. Pırıl pırıl kafaların tembellikten ileri gelen bir acelecilikle nasıl yanlış, kısır fikirlere saplanıp kaldıklarını, ancak kötü niyetlilerin yapabilecekleri eylemlere korkusuzca atıldıklarını gördüm. İnsanlar, yanlış düşünmekten kaçınmamayı, yanlış düşünceye [..] hatadan korkmamayı öğrendikleri gibi öğrenebilselerdi. Yanılmaktan korkmamak medeni cesaret işidir. Ama en önemsiz bir yargıya varmak için bile kılı kırk yararcasına sakınımlı olmak büyük bir erdemdir. Cebini doldurmaktan, kendine toplumda kof bir itibar sağlamaktan başka düşüncesi olmayan korkakların yanında atılgan ve gülünç medeni cesaret sahiplerinin bulunması bir aşamadır, Ama bizim o büyük erdem sahiplerine ihtiyacımız var asıl."
Sayfa 512 - 21 Kasım 1969·Kitabı okudu
"Şu günlerde hiçbir sey yazmıyorum. Özel sebep bu olmalı. Kendime yeterince inancım yok. Her şeyi bir yana bırakıp yazmaya koyulacak denli inancım yok. Yazmayı GÖREV edinmemişim daha. Her şeyi bir yana koyup yazmayı göze alamyorum. Demek, gerektiği gibi ciddiye almsyorum YAZARLIĞIMI. Öyleyse ya bu ise son vermeli, ya da yazmayı öne almalıyım. Son vermek söz konusu olamaz. O zaman gerçekten öne almalı. Hastalığı, yorgunluğu, işleri, engelleri, mecburiyetleri bir yana itip YAZMALI."
Sayfa 472 - 1 Ekim 1968·Kitabı okudu