"Hayal kırıklıklarından bir hal olduk, umudumuzu yitirdik, nasıl inançlı olacağımızı bilemediğimiz için, yozluktan nihilizme kadar her şeye hazırlanıyoruz. Buna karşı en iyi şey savaşmaktır. Tıpkı insanın ruhuna bozan bir yaranın iyileşmesi kişiliğinin seri olarak gelişip çiçek açması, iş gücünü azaltan olaylara karsı savaşmak gibi. Her şeyden evvel memleketimizi, onun güzelliğini, kuvvetini bilmek, onun kendi kıymetinin yükselmesini sağlamak. Bütün bunlar bir sevinç duygusu ile sulamak lazımdır.
Sevinç duygusu var bende. Umutsuzluğun umudu
bu olmalı. Yazabilmek için 35 yaşıma dek bekledim. Sabırsızlık göstermedim Bu konudaki fikirlerimin olgunlaşması, belirip çiçeklenmesi ve onları yazabilmek için de bekledim. Sabırla beklemesini bilen tek insan kalsam bile.
Pırıl pırıl kafaların tembellikten ileri gelen bir acelecilikle nasıl yanlış, kısır fikirlere saplanıp kaldıklarını, ancak kötü niyetlilerin yapabilecekleri eylemlere korkusuzca atıldıklarını gördüm.
İnsanlar, yanlış düşünmekten kaçınmamayı, yanlış
düşünceye [..] hatadan korkmamayı öğrendikleri gibi öğrenebilselerdi. Yanılmaktan korkmamak medeni cesaret işidir. Ama en önemsiz bir yargıya varmak için bile kılı kırk yararcasına sakınımlı olmak büyük bir erdemdir. Cebini doldurmaktan, kendine toplumda kof bir itibar sağlamaktan başka düşüncesi olmayan korkakların yanında atılgan ve gülünç medeni cesaret sahiplerinin bulunması bir aşamadır, Ama bizim o büyük erdem sahiplerine ihtiyacımız var asıl."