"Dum vivimus vivamus"
"L'enfer c'est les autres"
"Verloren sei uns der Tag, wo nicht ein Mal getantz wurde! Und falsch heiße uns jede Wahrheit, bei der es nicht ein Gelächter gab!"
"İnsanları bu kadar seven, onlar için ıstırap duyan, tarihin, tarihin, cemiyetlerin seyrinde muammayı bilmek isteyen ben nasıl olur da saatlerimi kendime ait bir yığın manasız şeyi düşünmeye hasrederim?"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Olgunluk... Budalaca bir tabir işte.. Hangi meşru sebebe, esasa itimaden namuskârane bir yaşayış tarzından da fazlasını yaparak gayesiz, faydasız mahrumiyetlere katlanıyoruz? Eskilerin arzu hislerine set çeken uzun boylu düşüncelerimiz de yok. Biliyorum ki dünyada her yaptığımız budalalıktır.
Sadetimiz, sevgimiz bile budalaca tezahürlerle teferruatlaşmıştır."
Sayfa 197 - 17 Kasım 1951 | "Nasıl da unutuveriyoruz her şeyi. Çektiğimiz acıları, bize yapılan haksızlıkları... Ayrıca dayanmanın bir erdem olduğunu neden öğrettiler bize? Acıları unutmanın akıllılık olduğunu kim söyledi? Bilgelik bu mu?" Bir Solgun Adam·Kitabı okudu
"Artık hiçbir realite beni yıldırmıyor. Olanı değiştiremediğimize göre yapılacak en doğru şey onu, insanlığın, oluşun icabından sayarak olduğu gibi kabul etmektir."
"Günler büyük bir kargaşalık ve havailik içinde geçiyordu. Diyebilirim ki ruhumdaki, düşüncelerimdeki istihalenin, ruhumdaki ve düşüncelerimdeki varlıklarla hiç alakası yoktu. Ben onlarla münasebeti olmayan şeyleri arzuluyor, onlardan ayri hislerle düşüncelerle üzülüyor veya seviniyor; sathi, gayesiz, meçhul bir hayatı yaşıyordum. Maziyi unutmuştum, yaşadığım anlar ise sathi olduğum müddetçe beni delice bir neşeye boğuyordu. İstikbali istiyordum. Fakat istikbalden ne beklediğimi bilmiyordum. Tuhaftır ki o zamanlar kendimi mesut hissediyordum. Ölçülü, gayeli bir hayata alıştığım şu gunlerde, o karmakarisik his, fikir, hayal ve hadise yığını içinde saadet ve neşeyi nasıl bulduğuma hayret ediyorum.”