Pluviofil

Pluviofil
@Bir_cune
Kitapların arasında kaybolmuş ve bulunmak istemeyen bir insan.
31 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
9/10
·152 syf.··
2023 38. kitabı
REİS BEY İNCELEME YAZISI (MART 2023- BÜYÜK DOĞU YAYINLARI) Necip Fazıl Kısakürek’in yazdığı bu piyeste ( Reis Bey) görevinden hiç taviz vermeyen bir ağır ceza reisinin 1950’li yıllarda yaşadığı olayı okuyoruz ( Ne kadar araştırsam da Necip Fazıl ile piyesin arasında bir ilişki kuramadım maalesef).Tek celsede karar vermek ile merhamet arasındaki büyük çatışmayı, Reis Bey’in masum bir can üzerine verdiği idam kararında ve buna bağlı gelişen olaylar silsilesinde büyük oranda görüyoruz. Öyleyse kitaptan bir alıntı ile devam edelim: “ Etmeyin Reis Bey siz ağlayamazsınız, ağlayabilseydiniz, anlayabilirsiniz.” Bu alıntıyı okuduğumda Gülden Karaböcek’in bir şarkısında ki “ Eğer ağlıyorsam, yaşıyorum ben.” sözleri geldi. Bu iki alıntının (birisi piyesten birisi şarkıdan olmak üzere) pek belli olmasa da davaları aynı. Bunu şu şekilde açıklayabilirim sanırım: Günümüzde ağlamak acizlik ve ya küçüklük belirtisi iken bu iki alıntı ağlamanın aslında merhametin hâlâ insanın içinde yaşadığının belirtisi olduğunu çok güzel biçimde ifade etmiştir. Bu piyes bana ağlamanın merhametin temsili olduğunu öğretmek dışında: Hayatımızda ki nesnelerin bir yeri yokmuş gibi görünse de, nesnelerin aslında günlük yaşantımızda bir çok şeyi etkileyeceğini öğretmek oldu.
Adalet ve Merhamet
Reis BeyNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20239,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·174 syf.··
2023 40. kitabı
İlmihal Yahut Arzuhal / Mustafa Kutlu/ 8. Baskı /Ağustos 2020 Değerlendirme yazıma bir başlık verecek olsaydım “Duyguların İlmihali” derdim herhalde. Dönemin siyasi ve sosyal hayatı, popülaritesi ve ağırlıkla dini terimlerin üzerinde durulmuş denemelerden oluşuyor kitabımız. Gerek dini terimlerin anlamları üzerinden yazılar verilmiş, gerek bir olay üzerinden mesajlar verilmeye çalışılmış gerekse de konuşur gibi sade bir yazım dili kullanılmış. Ana tema olarak “Allah rızası” ve” Peygamber sevgisi “ fevkalade biçimde yansıtılıyor. Beni en çok etkileyenlerin başında “Abdest” olmak üzere (Kur’an-ı Kerim, namaz, oruç , zekât,ezan , ahlâk , vicdan,kanaat, şükür, tevbe , nasip vb.) bir çok dini terimi tanımlayan ve duygularıyla yansıtan mükemmel denemeler ortaya koyulmuş eserde. Buna binaen bir alıntı ile devam etmek isterim. “Cenab-ı Hakk’ın sayısız nimetlerini fark ettikçe ve bunlardan nasibimize düşene sahip oldukça içimi hem bir sevinç, hem de garip bir yeis kaplıyor. Herhalde ve muhakkak bunca nimetin şükrünü layıkı ile edâ edemiyorum. İnsan bir an konuşamaz olduğunu tasavvur etse dehşete kapılıyor. Ya kararan kalbinde imandan eser kalmaz ise, ya büsbütün nefsin emrine girersen... Bu endişeler içinde şöyle diyorum: Ancak her nefeste “Allah” diyenler gerçekten şükrediyorlar. Bu hesap ancak böyle görülür. Bu hesap ancak Hakk’ın hesaba sığmayan rahmeti ile paçayı kurtarabilir. Ne diyelim: Allah Kerim!.. “ Klasik ilmihal yazılarına farkla bu kitapta daha sade bir üslup kullanılmış. Yazılan düşünceler Kur’an’ı Kerim, hadisler ve Yunus Emre’den Mehmet Akif Ersoy’a kadar bir çok şairimizden alıntılar ile pekiştirilmiş. Değerlendirme yazımı son bir alıntı ile noktalamak isterim. “İster ayakkabı tamircisi, ister Maliye bakanı olsun
İlmihal Yahut ArzuhalMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20182,000 okunma
Uzun Hikaye
8/10
·115 syf.··
2023 39. kitabı
Uzun Hikaye Değerlendirme Yazısı/ Mustafa Kutlu /72. Baskı Mart 2022 Anadolu’nun içinden kucak kucak öykülerin bulunduğu , kaderin saltanat misali babadan oğula geçtiği bir hikayeydi “Uzun Hikaye”. Kitapta belli bir yere kök salamamış bir baba ile babasından başka kimseye tutunamayan oğlu Mustafa’nın yaşamı konu edinilmiş. İçinde ana konu dışında birçok hayatı ve sevdayı konu alan bu kitapta yüreğimde uzun süre yerini koruyacak alıntı ile devam etmek isterim. “Nereliyim acaba? Bunu kendime de sorar, bir cevap bulamam.” Bulgar göçmeni olan Ali Bey’in Münire Hanım’ı kaçırması ile başlayan serüvenleri oğulları Mustafa liseye giderken Münire hanımın doğum sırasında vefat etmesi üzerine Mustafa’nın hayatında büyük bir eksiklik ile devam eder. Mustafa’nın hem öksüzlük hem de aidiyet hissi olmadan tabiri caizse oradan oraya sürüklenerek geçirdiği hayatının zorlukları beni dâhi yordu doğrusu. Fakat babasının her daim yanında olması bu yorgunluğumu büyük bir gurur kaynağına dönüştürdü. Son derece sade ve incelikli bir üslupla yazılmış kitapta yazıldığı zamanın gündelik ve siyasi hayatı,o zamandan birçok insanın yaşamı ve karakteri müthiş biçimde yansıtılıyor. Çalışkan, dürüst, tutucu ve cabbar kişiliğe sahip olan Ali Bey’in Münire Hanım’ı kaçırması da o dönemin hayatına örnek olarak verilebilir, üstelik kitabımızdanda bu konu hakkında bir alıntı eklemek isterim. “Ah bu küçük kasabalar. Her biri bir gizli sevda cehennemi.” Değerlendirme yazımı kitabın özeti niteliğini taşıyan alıntı ile bitirmek isterim. “Burası neresi? Ne önemi var. İşte İstanbul’a diye yola çıkmış, meçhul bir istasyonda inmiştim. Elimde bir kötü bavul ve daktilo kutusu. Babamın oğlu olmuştum işte.”
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Martın Eden/ Jack London İnceleme Yazısı
10/10
·517 syf.··
2023 37. kitabı
Martın Eden / Jack London İnceleme Yazısı İlk önce yazardan başlamak isterim, asıl ismi John Griffith Chaney olan Jack London 1876 San Francisco doğumludur. Çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçiren London 10 yaşında olduğu zamanlarda babası tarafından terk edildiğinden dolayı annesi ve London soyadını aldığı üvey babasının yanına California’daki Oakland kentine yerleşmiştir. Sonrasında ise bölük pörçük bir eğitim hayatı olmuştur. 1900 yılında ilk kitabı olan Kurdun Oğlu büyük bir okur kitlesine ulaşmıştır bu başarının ardından 1916 yılında vefat etmiştir. Toplamda 517 sayfadan oluşan kitabın olay bölümü 480 sayfadan oluşuyor geriye kalan 37 sayfada ise kitapta bilmediğimiz kelimelerin anlamları 145 madde ile açıklanıyor. 20’li yaşlarının başında olan Martin Eden hayatını denizcilik ile sürdürüyor. Bu nedenle monoton bir yaşam biçimine sahip olan Martin’in hayatına bir dalga misali çarparak hayatına anlam veren aşk ile karşılaşması ,burjuva sınıfından bir beyefendiyi kurtarması ve bunun üzerine akşam yemeğine davet edilmesi ile başlıyor. Davet edildiği akşam yemeğinde hayatını kurtardığı beyefendinin kız kardeşine âşık olur ve aralarında bulunan sınıf farkını eritmek adına Ruth’a olan büyük aşkının coşkusunu kullanarak yazar olmaya karar verir. Yarı otobiyografik roman olan kitabın ana fikri azimli ve çalışkan olmanın her zaman bir karşılığı olacağıdır. Bunun yanı sıra başarı ve refah seviyesinin de sınıf farkına bağlı olmadığını anlıyoruz. Kitapta hem burjuva kesiminden hem de işçi kesiminden birçok insanın siyasi görüşlerine de tanık olmak, statü ve servetin insanlarda ne kadar büyük farklar ve düşünceler oluşturduğunu görmek ise bilmekten çok daha farklı bir hissiyat sunuyor.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma