Özgenur KAFKAS

Özgenur KAFKAS
@Birbookle
Veteriner Hekim
Doktora
Littlehampton
İzmir, 10 Kasım
79 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
9/10
·264 syf.··
2025 4. kitabı
Utanç.. kitabın bütünü düşünüldüğünde birden çok utançla karşılaşıyoruz aslında. Istismar ve tacizle başlayan olaylar tecavüzle, ırkçılıkla ve hatta köpeklerin yaşam haklarının nasıl ellerinden alındığı ile devam ediyor. Kitapta birçok noktada inanılmaz rahatsız olduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Elli küsür yaşındaki profesörün kendi öğrencisine şehvetle! seslenirken kendi sesini "çocuğunu kandırmaya çalışan bir babanın sesi" diye tanımlaması oldukça rahatsız edici.. Kitap genel olarak kolay okunan ve bir bütün olarak olaydan kopmadan bitirebileceğiniz güzel bir akışa sahip. David, beyazların yoğun olduğu kendi şehrinden siyahi Melanie ile yaşadıkları yüzünden, kendini savunma ihtiyacı bile duymadan siyahilerin çoğunlukta olduğu kırsal hayata geçiş yapıyor. Bu iki tarafta da insanın insana yaptığı kötülüğün ne denli büyük olabileceğini görüyoruz. Keyifli, bir o kadar da düşündürücü bir kitap.
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,528 okunma
Reklam
8/10
·211 syf.··
2025 2. kitabı
Akıcı ve kurgusu özenle hazırlandığı açıkça belli olan keyifli bir Orhan Pamuk kitabı. Dili ağır gelir mi korkusuyla elime aldığım kitap beni o kadar içine çekti ki ilk baştaki tedirginligimden dolayı pişman oldum. Orhan Pamuk bu kitabı özellikle mi bu kadar yalın bir dille yazmış bilmiyorum ama oldukça basit ve anlaşılır bir dille, dahice bir kurgunun içine dalıyorsunuz. Mahmut Usta kuyunun başındayken suyu ha buldu ha bulacak derken geçen günler, kuyu başında canhıraş çalışan Cem'in içten içe yaşadığı hararetli duygular, kafasında binlerce soruya cevap arama çabaları.. Orhan Pamuk'a bu romanla başlayın derim..
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
9/10
·415 syf.··
2025 1. kitabı
Yalın bir dile hikayenin sürükleyiciliği de eklenince, okuması oldukça kolay ve keyifli bir kitap olmuş Gümüş Aygır. Yazar Kore Savaşı zamanında tanık olduklarına destansı özellikler de ekleyerek ortaya harika bir roman çıkartmış. Savaşın çocuklar üzerindeki dehşet verici etkisi, savaşı anlamlandirmaya hatta çoğu zaman keyifli bir hale getirme süreçleri, yetişkinlerin hayatlarında meydana gelen ciddi değişimler, açlık, göç... Son söz olarak yazarın bu kitabın serüvenini özet olarak paylaşmış olması ise harika bir detay. Kitabın yayımlanması sürecinde yaşanan bütün zorluklara değmiş diyebiliriz :)
Gümüş AygırAhn Junghyo · Yordam Kitap · 202394 okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2024 21:50
Uzun yıllara yayılan edebi intihar mektubunun son bölümü denmiş kitabın arka kapağında. Yazar, kitabın sonlarında anlayacağımız çocukluğuna dair birkaç fotoğrafla romana giriş yapıyor. Buraya kadar oldukça merak uyandırıcı. İlk hatırata başlarken kurduğu cümle ile olayları tüm gerçekliğiyle sunmaya ve ruhumuzu sarsmaya başlıyor. "Utanç dolu bir hayat yaşadım. Insan yaşamı denen mefhum hakkında hiçbir fikrim yok." Bu cümlenin ağırlığı altında kalıyor ve geriye kalan sayfalar boyunca da kendinize ait parçalar buldukça duygularınızı paylaşmaya, kendi duygularınızın ağırlığını da hissetmeye başlıyorsunuz. Bu hayatta kendine bir yer bulamamış, sözde normal dediğimiz insanların hayatlarında çıkıntılık yapmamak, ayak uydurabilmek için şekilden şekile girmiş hatta bir soytarıya dönmüştü. Tüm bunlar kendisini diğerlerine kabul ettirmek için miydi? Yoksa kendisini hayata dair bir parça olduğuna ikna etmek için miydi? Hayatımız boyunca başkalarını çok kolay kaldırırız aslında. Ama iş kendimizi kandırmaya gelince, aslında biliriz biz kim olduğumuzu. Bir yerden sonra ne soytarılık, ne şaklabanlık.. Hiçbir şey ikna etmez bizi hayatta kalmaya. Osamu Dazai'nin otobiyografik kitabı bize nasıl bir hayat sürdüğünü en çarpıcı ayrıntılarıyla anlatıyor. Açıkça söylemek gerekirse, daha iyi sindirebilmek için ikinci bir okumayı da kesinlikle hakediyor.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
10/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2024 01:32
Daha ilk sayfasını okuduktan sonra bile yazarın diline hayran kalacağımı anlamıştım. Yazarın betimlemeleri ve kelime tercihleri o kadar muazzam ki, bir süredir okuma yaparken bu kadar keyif almamıştım. İçeriğine değinecek olursak elbette yazarın dili kadar etkileyici olmasını bekliyordum ki beni hayal kırıklığına uğratmadı. Oldukça özgün bir içeriğe sahip olduğunu düşünüyorum ve aslında romanın gidişatına bakılırsa, yazar sadece bir kitap değil, birçok kitabın ana teması olabilecek yazılar çıkartmış ortaya. Ana karakter olan Guylain Vignolles'in duyguları o kadar özenli bir şekilde işlenmiş ki, her ayrıntısını okurken hikayeye daha fazla dahil olmaya başlıyorsunuz. Keyifle okunabilecek, kısa ve edebi yönüyle oldukça güçlü bir kitap. Not: Kitabı bitirdikten sonra her şeyi tüm inceliklerine kadar düşünen Guylain, nasıl olur da en önemli anda yanında olması gereken o bozuk parayı akıl edemez diye fazlaca kafa yordum. Sonrasında bunu yazarın kasıtlı olarak, Guylain'in içinde bulunduğu heyecan ve hayal kırıklığı düşüncesinden doğan korkuyla yaptığını, okuyucuya bu duyguyu da bu unutkanlıkla aktarmak istediğini düşündüm. Her detayı ayrı keyifliydi gerçekten.
6.27 TreniJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 20171,336 okunma
Reklam