Olanlar feyz-yâb-ı intibah âsâr-ı kudretten Alırlar hisse-i ibret temâşâ-y tabiatten
(Yani, onlar kudret eserlerinden uyanış feyzini elde ediyorlar. Tabiatı seyretmekten ibret derslerini alıyorlar.)
(34) وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِنْ قَبْلِكَ الْخُلْدَۜ اَفَا۬ئِنْ مِتَّ فَهُمُ الْخَالِدُونَ
"Senden önce hiçbir insana dünyada ebedi hayat nasip etmedik. Sanki sen
ölsen, onlar ebedî mi kalacaklar!"(Enbiya34).
Şu iki âyet-i kerime de insanları müşahede (gözlem) yöntemini uygulamaya davet etmektedir:
Ankebut sûresi/19,20
(19) اَوَلَمْ يَرَوْا كَيْفَ يُبْدِئُ اللّٰهُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ
“Peki o inkâr edenler dünyada gezerek Allah'ın, mahlûkatı yoktan nasıl yarattığını, sonra da onu nasıl yenilediğini görmüyorlar mı? Şüphesiz ki bu işler Allah’a göre kolaydır.
(20) قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ
De ki: 'Dünyayı gezin dolaşın da Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın Sonra, Allah tekrar yaratmayı da
(ölümden sonra diriltmeyi de) gerçekleştirecektir. Allah elbette her şeye kadirdir"
Bilindiği üzere gözlem, olayların temel sebeplerini, yasalarını keşfedebilmek için olaylara dikkatli bakışlarını çevirmektir. Bu sayede gerçek ortaya çıkar, yaratılışın üstün nitelikleri anlaşılır. Ruh, kâinatın
güzelliklerini anlamaya muvaffak olur. İşte bu hikmete binaendir ki keremi sonsuz yaratıcı kullarının gözleri önüne serilmiş bulunan bu harika varlıklar âlemini gözlemlemeye davet etmekte, bu ilginç, güzel varlıklara gafilce bakıp duranları şiddetle kınamaktadır.
Bakarsın bir daha yazmam, tek sözcük bile
Artık bütün kağıtlar dolu, kalemler boştur
Yıkılır yüreğimden beynime kurduğum köprüler de
Bir kapı usulca örtülür, bir adam unutulur
Belki o şeydedir mutluluk, o buruk dinginlikte.