Asimov’un 19 yaşından beri (1939) robotlarla ilgili yazdığı öykülerinden oluşan bir kitaptı. Asimov kendi oluşturduğu Üç Robot Yasası ile öykülerini ele alıyor. İnsanlara zarar vermemeli, insanlara itaat etmeli ve iki yasayı çiğnemeden kendisini korumalıdır. Bu kitabı okuduğum robot kitaplarından ayıran bir özelliği de kötü amaçlar için üretilmemiş robotlardan oluşmasıydı.
İçerisinde 9 öykü var. Bazıları arasında geçişler olduğundan dolayı roman olarak da ele alınabilir ancak öykü olarak değerlendirmek en mantıklısı. Çünkü her öyküsünde robotları daha farklı açılardan ele alıyor.
İlk öyküsü bence yaşının da etkisiyle (19) çocuk bakıcısı olan bir robot olan Robbie. Daha ilk öyküsünde bile robotun insanların yerini nasıl doldurabileceğini öyle güzel kaleme almış ki bunca yıl sonrasını nasıl düşünebilmiş hayret ettim doğrusu.
Her öyküyü ayrı ayrı değerlendirecek olursam uzun uzun yazmam gerekir ve yine yeterli olacağını sanmıyorum. Çünkü okuduklarımla düşündüklerim farklı ve yazacaklarım daha farklı olacaktır.
Her öyküsünde üç yasaya uygun olarak robotları daha geliştirilmiş olarak görüyoruz ve her öyküde robotlar deneniyor, arızaları tespit ediliyor. Kimi birinci yasayı korumak için hata yapıyor kimi ikinci yasa için yalancı oluyor kimi de üçüncü yasa için saklanıyor. Üretilip deneniyor ve hata tespit edilip onarılmaya gönderiliyor.
Genel olarak kendi yorumumu da belirtmek istiyorum.. 1938li yıllarda robotlu bir gelecek hayal etmek usta bir yazarlık demek. Asimov’un diğer kitaplarını okumadım ancak araştırmalarım sonucunda bilimkurgu dünyasının ustalarından olduğunu öğrendim. Bu kitabında geleceği ütopik olarak da, distopik olarak da güzel ele almış. Okuduğum bilimkurgularda tek taraflı ele alınan gelecek senaryolarını görüyordum. Bu kitapta ütopik ağırlıklı mı
Asimov’un 19 yaşından beri (1939) robotlarla ilgili yazdığı öykülerinden oluşan bir kitaptı. Asimov kendi oluşturduğu Üç Robot Yasası ile öykülerini ele alıyor. İnsanlara zarar vermemeli, insanlara itaat etmeli ve iki yasayı çiğnemeden kendisini korumalıdır. Bu kitabı okuduğum robot kitaplarından ayıran bir özelliği de kötü amaçlar için üretilmemiş robotlardan oluşmasıydı.
İçerisinde 9 öykü var. Bazıları arasında geçişler olduğundan dolayı roman olarak da ele alınabilir ancak öykü olarak değerlendirmek en mantıklısı. Çünkü her öyküsünde robotları daha farklı açılardan ele alıyor.
İlk öyküsü bence yaşının da etkisiyle (19) çocuk bakıcısı olan bir robot olan Robbie. Daha ilk öyküsünde bile robotun insanların yerini nasıl doldurabileceğini öyle güzel kaleme almış ki bunca yıl sonrasını nasıl düşünebilmiş hayret ettim doğrusu.
Her öyküyü ayrı ayrı değerlendirecek olursam uzun uzun yazmam gerekir ve yine yeterli olacağını sanmıyorum. Çünkü okuduklarımla düşündüklerim farklı ve yazacaklarım daha farklı olacaktır.
Her öyküsünde üç yasaya uygun olarak robotları daha geliştirilmiş olarak görüyoruz ve her öyküde robotlar deneniyor, arızaları tespit ediliyor. Kimi birinci yasayı korumak için hata yapıyor kimi ikinci yasa için yalancı oluyor kimi de üçüncü yasa için saklanıyor. Üretilip deneniyor ve hata tespit edilip onarılmaya gönderiliyor.
Genel olarak kendi yorumumu da belirtmek istiyorum.. 1938li yıllarda robotlu bir gelecek hayal etmek usta bir yazarlık demek. Asimov’un diğer kitaplarını okumadım ancak araştırmalarım sonucunda bilimkurgu dünyasının ustalarından olduğunu öğrendim. Bu kitabında geleceği ütopik olarak da, distopik olarak da güzel ele almış. Okuduğum bilimkurgularda tek taraflı ele alınan gelecek senaryolarını görüyordum. Bu kitapta ütopik ağırlıklı mı
Asimov’un 19 yaşından beri (1939) robotlarla ilgili yazdığı öykülerinden oluşan bir kitaptı. Asimov kendi oluşturduğu Üç Robot Yasası ile öykülerini ele alıyor. İnsanlara zarar vermemeli, insanlara itaat etmeli ve iki yasayı çiğnemeden kendisini korumalıdır. Bu kitabı okuduğum robot kitaplarından ayıran bir özelliği de kötü amaçlar için üretilmemiş robotlardan oluşmasıydı.
İçerisinde 9 öykü var. Bazıları arasında geçişler olduğundan dolayı roman olarak da ele alınabilir ancak öykü olarak değerlendirmek en mantıklısı. Çünkü her öyküsünde robotları daha farklı açılardan ele alıyor.
İlk öyküsü bence yaşının da etkisiyle (19) çocuk bakıcısı olan bir robot olan Robbie. Daha ilk öyküsünde bile robotun insanların yerini nasıl doldurabileceğini öyle güzel kaleme almış ki bunca yıl sonrasını nasıl düşünebilmiş hayret ettim doğrusu.
Her öyküyü ayrı ayrı değerlendirecek olursam uzun uzun yazmam gerekir ve yine yeterli olacağını sanmıyorum. Çünkü okuduklarımla düşündüklerim farklı ve yazacaklarım daha farklı olacaktır.
Her öyküsünde üç yasaya uygun olarak robotları daha geliştirilmiş olarak görüyoruz ve her öyküde robotlar deneniyor, arızaları tespit ediliyor. Kimi birinci yasayı korumak için hata yapıyor kimi ikinci yasa için yalancı oluyor kimi de üçüncü yasa için saklanıyor. Üretilip deneniyor ve hata tespit edilip onarılmaya gönderiliyor.
Genel olarak kendi yorumumu da belirtmek istiyorum.. 1938li yıllarda robotlu bir gelecek hayal etmek usta bir yazarlık demek. Asimov’un diğer kitaplarını okumadım ancak araştırmalarım sonucunda bilimkurgu dünyasının ustalarından olduğunu öğrendim. Bu kitabında geleceği ütopik olarak da, distopik olarak da güzel ele almış. Okuduğum bilimkurgularda tek taraflı ele alınan gelecek senaryolarını görüyordum. Bu kitapta ütopik ağırlıklı mı