Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli insanın içini daraltan, okudukça sessizleştiği bir roman. Zebercet karakteriyle yalnızlığı, bastırılmış duyguları ve hayata tutunamama hâlini öyle sade ama sarsıcı bir şekilde anlatıyor.
Olaydan çok ruh hâlinin anlatıldığı bir roman bu. Zebercet’in iç dünyasında dolaşırken zaman kavramı siliniyor, otelin duvarları daralıyor, okur da onun yalnızlığına ortak oluyor. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği ama aynı zamanda rahatsız edici derecede gerçek bir hikâye.
Herkese hitap eden, akıcı bir roman değil; sabır isteyen, düşündüren ve ruhun karanlık tarafına bakan bir eser. Ama seveni için çok derin, çok unutulmaz.
Yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşam armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak?