Anayurt Oteli

Yusuf Atılgan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·129 syf.··
2024 100. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2024 20:54
"Adım Zebercet..." İçinden çıkılması hayli zor bir kitaptı. Basit cümleler ile bu kadar karmaşık bir anlatım, pes doğrusu..! Kitabı okuyanlar için Macit Koper'in harika oyunculuk sergilediği aynı isimli çok güzel bir film yapmış Ömer Kavur. Tavsiye ederim.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
7/10
·129 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 02:27
Zebercet, otelden bir dışarı çıksan bir hava alsan kendine gelsen işler bu boyutlara gelmeyecek. Tıkmışsın kendini küçücük otele tabii ki yalnızlıktan kafayı yersin. Yalan yok çok da üzülmedim sana ama anladım. Oturup seni yargılamak hakkım değil çünkü çevremde yalnızlıktan, kendi kendilerini sürükledikleri kimsesizlikten senin batağına düşmüş bir sürü Zebercet tanıdım. İçimi sıktın ama olsun seni de tanımış oldum. Bir daha da karşılaşmamak dileğiyle.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
5/10
·129 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 16:46
Anayurt Oteli sadece bir konaklama yeri değil; bir zihin hapishanesi. Her odada sessizlik var ama bu sessizlik huzur değil, bastırılmış çığlıkların yankısı gibi. Otelin giderek çürüyen atmosferiyle Zebercet’in akıl sağlığı birlikte çözülüyor.
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
9/10
·129 syf.··
2017 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2017 00:00
Yanılmıyorsam, Türk roman tarihinin ilk psikolojik karakteridir. Köy romancılığının yoğunlaştığı 50-60'lı yılların arkasına dizilen bir başka roman. "Kahramanlar" kuşağını altüst eden bir yaklaşım. Zebercet'ten bir "kahraman" olur mu? "Hayatım roman olur." diyenlerin antitezi. "Hayatımdan bir bok olmaz." diyenin, kendisine yarattığı aşkın başlayışı, bitişi ve hayatı bitirişi… Roman karakterleri ne kadar da silik, gelip geçiyor sayfalardan. Bir soylunun "sigara parası"na çalışan ve hayatı bir otel girişinde geçen Zebercet'in belki de hayatında tek yaptığı anlamlı şey: Birisini beklemek. Elbette gelmeyecekti, elbette sonunda kendisini asacaktı. Ama donukluktan artık sıkılmıştı; ortalıkçı kadının üstündeyken uyumasından da sıkıldı, onu boğdu. Hayat bir kasabada nasıl geçer… Bu romanın biçimselliğinde ise bazı gariplikler var. İlk iki sayfada parantez içine açılan parantezlerle anının, anısının, anıları üzerine pencereler kat kat açılırken -ve okumak büyük bir keyifken- birden bu üslup bırakılıveriyor. Sonraki yedi sayfada da alt başlıklar var. Romandaki tüm kişiler, mekânlar ve varlıklar tanıtılıyor ve birden bu üslup da değişiyor. Atılgan'ın bu romanı yazmaya başlarken kafasında ne vardı bilinmez ama değişken biçimler şaşırtıcı. Yusuf Atılgan
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2026 5. kitabı
Yusuf Atılgan, Türk edebiyatında bireyin yalnızlığı ve iç dünyasını derinlemesine işleyen yazarlardan biridir. Anayurt Oteli ise bu temaları en yoğun biçimde yansıtan eserlerinden biridir. Roman, toplumdan kopuk bir bireyin içsel çözülüşünü ve zihinsel karmaşasını merkeze alır. Okur, eseri okurken kendi iç dünyasının karanlık ve bastırılmış yönleriyle yüzleşme imkânı bulur. Eserde, Zebercet’in psikolojisi otele gelen gizemli bir kadının geri dönmemesiyle sarsılır ve giderek gerçeklik algısını yitirmeye başlar. Toplumla sağlıklı bağ kuramayan, içine kapanık ve bastırılmış duygularla hareket eden bu karakterin hayatı katı rutinler üzerine kuruludur. Ancak bu düzenin bozulması, beraberinde kaçınılmaz bir psikolojik çöküş getirir. Özellikle söz konusu kadına karşı geliştirdiği takıntı, Zebercet’in gerçeklikten kopuş sürecini hızlandırır. Roman boyunca Zebercet’in hem fiziksel hem de ruhsal yalnızlığı olayların merkezinde yer alır. Bastırılmış arzular ve ifade edilemeyen duygular, onun iç dünyasında derin çatışmalara neden olur. Bu yönüyle eser, bireyin içsel sıkışmışlığını ve yabancılaşmasını güçlü bir şekilde yansıtır. Eser, bazı yönleriyle Psycho ile karşılaştırılabilir. Her ne kadar tematik ve kurgusal açıdan farklılıklar bulunsa da, iki eserde de bireyin psikolojik kırılmaları ve bastırılmış yönlerinin açığa çıkışı dikkat çekicidir. Zebercet karakteri yalnızca eleştirilecek ya da küçümsenecek bir figür değildir; aksine insan doğasının bastırılmış yönlerini temsil eder. Bu bağlamda, her bireyin içinde Zebercet’e ait izler bulunduğu söylenebilir. Modern çağın en büyük sorunlarından biri olan psikolojik yalnızlık ve içsel bunalım, romanda çarpıcı bir biçimde ortaya konur. Sonuç olarak Anayurt Oteli, bireyin yalnızlık ve yabancılaşma temaları üzerinden derin bir
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
6/10
·129 syf.·
2026 1. kitabı
Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli insanın içini daraltan, okudukça sessizleştiği bir roman. Zebercet karakteriyle yalnızlığı, bastırılmış duyguları ve hayata tutunamama hâlini öyle sade ama sarsıcı bir şekilde anlatıyor. Olaydan çok ruh hâlinin anlatıldığı bir roman bu. Zebercet’in iç dünyasında dolaşırken zaman kavramı siliniyor, otelin duvarları daralıyor, okur da onun yalnızlığına ortak oluyor. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği ama aynı zamanda rahatsız edici derecede gerçek bir hikâye. Herkese hitap eden, akıcı bir roman değil; sabır isteyen, düşündüren ve ruhun karanlık tarafına bakan bir eser. Ama seveni için çok derin, çok unutulmaz. Falih Rıfkı Atay Anayurt Oteli
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
Anayurt Oteli
Puan vermedi
Kadın gelecek ve güzel bir aşk yaşanacak diye beklerken şaşırtan kitap. Aylak adamdan sonra çok güzel bir kitap kesin diye gerine gerine elimde gezdirip okumaya başlamış, sonra çok yerinde utanmış, hay Allahım biri şu okuduklarımı görse ne der acaba diyip nedense başkasının yanında (otobüste, salonda vs.) okumaktan baya çekinmiştim de zor bitmişti. Fazla ayrıntılarla boğulmuş olay örgüsü karmaşık ancak bir o kadar da merak uyandıran bir kitap..
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
Puan vermedi·129 syf.··
2024 7. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2024 22:57
Yusuf Atılgan , Aylak Adam romanından yaklaşık on beş (15) yıl sonra Anayurt Oteli’ni yayımlamıştır. İki romanda da gözle görülür benzerlikler mevcuttur. Bu benzerlikler: Toplumdan kopmuş yalnız kişiler, kadınlarla kurulan iletişim başarısızlıkları, hayattan kopma gibi konulardır. Anayurt Oteli’nde yazar, olayları okuyucuya açık açık vermeyip okuyucunun bu olayları kullanılan geriye dönüş, bilinç akışı gibi tekniklerle çözümlemesini ister. Roman, bir pazar günü başlayıp bir pazar günü sona erer. Roman kahramanı Zebercet, ruhsal olarak sağlıksız ve de hayatta başarısız olmuş biridir. Bu başarısızlığı, tüm hayatını etkileyip onu çıkmaza sokacak dereceye gelmiştir. Yalnızlık ruhuna öyle işlemiştir ki başka insanlarla iletişim kurup onlarla yarenlik etmekten kaçınır. Bunun sebebi ise çocukluğundan beri yaşadığı dışlanmışlıktır. Hem okulda hem askerde hem de sokaklarda insanlar tarafından başta fiziksel özellikleri olmak üzere birçok özelliğiyle alay konusu olmuştur. Bu da romanı bireysellikten çıkarıp toplumsal bir zemine oturtur. Aslında roman, Zebercet üzerinden toplumda yaşanan cinayetlere, insanların davranışlarına, hırsızlığa, eşcinselliğe de atıfta bulunur. Bu da yaşanan sorunların sadece bireysel tarafını değil aynı zamanda toplumsal olarak da göz önüne alır. Yaşamın anlamsızlığı Zebercet’i sarıp sarmalar. Yazar, bunu roman boyunca okuyucuya hissettirir. Zebercet, kendini koruma iç güdüsüyle otelde bir hayat kurar ve bu hayat içinde “başkaları” çok az vardır. Otel onun için adeta bir sığınak olmuştur. En sonunda bu sığınağı da yıkarak yavaş yavaş kendini sona hazırlar. Yalnızlık, saplantı, dışlanmışlık, hayal kırıklıkları… En sonunda hayatına son vermeyle özgürlüğe kavuşma… “Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük.” (s.108)
Edebiyat & Roman
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 200337bin okunma
Çok tehlikeli şeyler yazıyorum...
Puan vermedi
Spoiler içermektedir: Kitapta işlenen temel konulardan biri olan 'bastırılmış cinsellikle', kitabın müstehcen içerik nedeniyle 100 temel eser arasından çıkartılmış olması durumu sebep-sonuç ilişkisi bakımından çok anlamlı.. Yusuf Atılgan bu kitabı için 'çok tehlikeli şeyler yazıyorum, göreceksiniz' demesine rağmen kendisini ciddiye alan tek kişinin eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik olması bir başka anlamlı durum... Sebeplerimiz farklı olmakla birlikte MEB'in bu kararını yerinde buluyorum. Kitap o kadar çok psikolojik ve felsefik bir derinliğe sahip ki günümüz ortalama bir lise öğrencisinin kitabı bütünüyle anlayabileceğinden emin olamıyorum. Günümüz üniversite mezunu ve belirli bir okuma background'ına sahip okurların bile (kendimi ayrı tutmuyorum) kitabı anlamakta güçlük yaşadığını buradaki incelemelerden görebiliriz. Kitabı dümdüz okursak, okuma deneyimimiz Zebercet isimli anti kahramanın yaptığı iğrençliklerden gelen mide bulantısından ibaret kalacaktır. Ayrıca eski konaktaki karakter bolluğundan başınız dönebilir. Kim kimin dayısı, yengesi, annesi, kahyası, abisi... olayı çözmek için ALES sözel mantık sorularındaki gibi şekil şema çizmeniz gerekir. Yusuf Atılgan 'kitabımı herkes okuyamasın, her okuyan anlayamasın diyerek elit bir okur kitlesine ulaşmayı amaçlamış sanırım. Bu karakter ve kuram bolluğunun başka bir açıklaması olamaz. Zebercet'in dünyası ölü tanıdıklar ve yaşayan yabancılarla dolu. Annesi, babası ailesi hayatının erken bir döneminde yaşamlarını yitirmişlerdir. Konaktan dönüştürülen otelde, hayatının öncesinde olmayan sonrasında da olmayacak yabancılarla yaşamaktadır. Zebercet'in bir dünyası bile yok aslında. Sesine yankı bulmaya çalışan 52 Hertz balinası gibi yaşamaktadır. Sürekli farkedilmek istiyor, bıyığı için "sabah var mıydı?"
1000Kitap
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
İnsanın kilidini açabilecek bir anahtar var mı?
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2019 00:50
Son 10 gündür bu kitapla yatıp kalkıyorum desem yalan olmaz... Okuma serüvenimde bu kitap bir kilometre taşı oldu benim için. Nedenlerini dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Çünkü anlatacak gerçekten çok şey var bu kitapla ilgili. Hepsini bir incelemeye sığdırmak mümkün olamayacağı için kendimce önemli gördüğüm bazı konuları masaya yatıracağım... Hazırsanız başlayalım o halde:) ---------------------- Ara sıra fırsat buldukça tekrar okumalar yapmaya çalışıyorum. Öyle ki, 15-20 yıl önce okuduğumuz bazı kitaplar zaman aşımına uğrayarak bugün hiç okumadığımız kitaplarla eşit seviyeye gelebiliyor. O yüzden kendinizce özel olduğunu düşündüğünüz bazı kitapları yıllar sonra tekrar elinize almanızda fayda var! Nereden nereye geldiğinizi ölçmek için de güzel bir test oluyor bu tekrar okumalar... Ben açıkçası kendi adıma çok katkısını görüyorum... Uzun zamandır yeniden okumayı düşündüğüm iki kitap vardı kafamda; Albert Camus'nün Yabancı 'sı ve Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli ... İki kitabın da ilk okunmaları üzerinden en az 15-20 yıl geçti... Çok bilinçli bir tercih değildi benimki ama iki eseri de okuduktan sonra anladım ki, ard arda okumak için bundan daha güzel bir ikili az bulunurmuş gerçekten de :) Zaten akademik çevrelerde ve benzeri araştırma gruplarında, özellikle 'karşılaştırmalı edebiyat' denildiğinde en çok okunan ve incelenen kitapların başında geliyormuş bu ikili... Gerek yazarlarının hayata bakış açısı, gerek karakterlerin orijinalliği, farklı bir iç dünyaya sahip olmaları ve yaşamlarında kesişen pek çok benzerlik, karşılaştırmalı okumalar için harika malzemeler sunuyor size... Meursault ve Zebercet için evrensel edebiyatın iki kardeşi veya iki sırdaşı tabirini kullanabiliriz:) Diğer
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 201737bin okunma

Yazar Hakkında

Yusuf AtılganYazar · 9 kitap
Yusuf Atılgan (d. 27 Haziran 1921, Manisa - ö. 9 Ekim 1989, İstanbul) Türk roman ve öykü yazarı. 1936 yılında Manisa Ortaokulu'nu, 1939 yılında ise Balıkesir Lisesi'ni ve ikinci sınıftan sonra askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Nihat Tarlan'ın yönetiminde hazırladığı bitirme tezinin konusu Tokatlı Kani: Sanat, şahsiyet ve psikoloji idi. Aynı dönemde Akşehir'de Maltepe Askeri Lisesi'nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptı. Üniversite öğrenciliği sırasında Türkiye Komünist Partisi'ne katılarak faaliyette bulunduğu iddiasıyla sıkıyönetim mahkemesince tutuklanarak ceza kanunu'nun 141. maddesi uyarınca hapse mahkûm edildi. altı ay Sansaryan Han'da, dört ay da Tophane Cezaevi'nde olmak üzere on ay hapis yattı. 26 Ocak 1946'da serbest kalmış, öğretmenliği elinden alınmıştır. 1946 yılında Manisa'nın Hacırahmanlı Köyü'ne yerleşerek çiftçilik yaptı. 1976'da İstanbul'a döndü danışmanlık, çevirmenlik ve redaktörlük yaptı. Yazımı devam eden "Canistan" adlı romanını tamamlayamadan 9 Ekim 1989'de kalp krizi nedeni ile İstanbul, Moda'da öldü. Aylak Adam ve Anayurt Oteli adlı romanlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla işleyen bir yazar olarak tanındı ve modern Türk edebiyatının önde gelen ustaları arasında yer aldı. 1987'de Anayurt Oteli romanı, Ömer Kavur tarafından aynı adlı sinema filmi olarak çekildi.