Birkan Girgin

Birkan Girgin
@BirkanGirgin
Moleküler Biyolog
Yüksek Lisans
İstanbul
İstanbul, 10 Ocak 1993
336 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
"Verimli Hilal" ve "Sosyal Darwinizm"
Puan vermedi·560 syf.··
2026 26. kitabı
Roger Garaudy'nin bu kitabını "Verimli Hilal" ve "Sosyal Darwinizm" kuramları üzerinde inşaa ediyor. Kronolojik olarak düşünüldüğünde ilk yaptığı şey "Verimli Hilal" kavramını ortaya atmaktır. Bu kavram sayesinde murad ettiği şey Batılı tarih anlatısını ortadan kaldırarak Filistin'i Mezopotamya'ya ya da Kenan diyarına bağlamaktır. Basitçe ifade etmeye çalışacak olursak; bu anlatı ile bu topraklara sonradan gelen işgalcilerin hak iddiaları yok sayılmalıdır, Graudy'e göre. Lakin kabul etmek gerekir ki; Fransız Graudy istilacı tanımını daha sonrasında her bir unsur için nasıl yapacaktır ya da bu ne kadar kabul edilecektir diğerleri tarafından bunlar hep tartışma konularıdır. "Verimli Hilal" den günümüzdeki Filistin'e geçiş sürecini Graudy oldukça detaylı bir şekilde işlemeye çalışmıştır. Ama, itiraf etmek gerekir ki, bir yerden sonra bu okunması çok zor bir metin haline gelmiştir elimizdeki kitap. Sürekli bir şeyler alıntılanmıştır ve bunlar arasındaki geçişi yapmak konusunda Graudy'de çok titiz davranmamıştır. Böyle olunca da akademik anlamda bu konuyu çalışmayan biri için işbu eser okunması zor bir hale geliyor. Nihayetinde ben de kalan tarihi gerçekliği bir daha hatırlamak oldu. Yerli halkların varlığı, sonrasında Yahudi ve Hrıstiyanların sırasıyla bu toprakları ele geçirisi, Selçuklular ve Osmanlılar ile bu toprakların Müslümanlaşmasıdır. Osmanlı'nın yıkılması ile olanlar yakın tarihe işaret ediyor ve yaşananlar pek çok kimsenin malumudur (Ilan Pappe'nin- Modern Filistin Tarihi daha iyi bir kaynak gibi gelir bana; bu bilgiler açısından. #304599009 ) Yakın tarihte olanları Graudy, "Sosyal Darwinizm"i temel alarak tartışıyor. Aslında Siyonist rejimin bir mefkuresi olmadığı sadece rekabet şartlarından dolayı gelişim gösterdiği ve siyasi
İlahi Mesajlar Toprağı FilistinRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2018167 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zola Anadolu'da
Puan vermedi·264 syf.··
2026 25. kitabı
Aslında Orhan Kemal, karakteri Hülya vasıtasıyla kitabın belli yerlerinde bize ne okutmak istediğini anlatıyor. "Aynı Zola'nın anlattığı mahalleler gibi..." Lakin bizim Hülya'yı anlamak için biraz daha geniş bakmamız lazım meseleye. Orhan Kemal her yönüyle Anadolu'da bir Zola hikayesi anlatmaya çalışıyor. Karakterler, olaylar, içki, ekonomik sıkıntı altında bozulan ahlak vs... Fakir, kenar mahallelerde hayatta kalmaya çalışan, ekonomik sıkıntılarından dolayı ahlaklarında da bozulmalar başlamış bir grup mahalleli kadrajındadır, Orhan Kemal'in. Hatta iş o dereceye varır ki artık ahlak hayatın akışında korunamaz ve önemsiz bir noktaya gelir. Belki de daha doğru ifade ile ahlak ya da ahlaksızlık arasında bir ayrım kalmaz. Kısa bir özet yapmak gerekirse; Kendi hallerinde hayat süren insanların olduğu bir taşra mahallesi vardır. Yokluk had safhadadır ve herkes hayat şartlarından şikayetçidir; lakin kanıksanmış bir durumda vardır. Mahallenin yakışıklısı Avare Mustafa'nın ise işi gücü serseriliktir. Kendini esrara ve hovardalığa vermiştir. Bu hayattan aslında çokta memnun değildir. Çünkü kendisine ilan-ı aşk eden karşı komşu kızı Aynur'a müspet bir cevap verememesinin ana nedeni bu yaşadığı hayatın sonunun olmadığını bilmesidir. Bir gün mahalleye Zülfikar bey gelir, kendileri mahalleye bir apartman dikeceklerdir. Orhan Kemal, Zülfikar bey'ine karaborsacılığı iş olarak layık görür. Belki de der ki; ancak böyle zengin olunur. Zülfikar bey'in hasta, çirkin kızı Avare Mustafa ile evlendirilecektir. Bu sayede aslında herkesin hayatı maddi anlamda kurtarılacaktır. Devlet kuşu, Zülfikar bey'in kızı Hülya ile Avare Mustafa'nın evlenmesidir. Bu sayede Mustafa'nın ailesinin, arkadaşlarının hayatı kurtulacaktır. Dolayısıyla Mustafa'nın hayatındaki tek misyon başkalarını mutlu
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020922 okunma
Manipüle Edilmiş Vaka Yorumu
Puan vermedi·128 syf.··
2026 24. kitabı
Olabildiğince kitaptan okuduklarımı pozitivizm akımının peşinden giderek aktarmaya çalışayım. Freud ve kendisinin iddiasına göre diğer meslektaşları da nöropsikolojik hastalıkların kaynağını temel olarak cinsellik ile açıklamaya çalışmışlardır. Belki de aralarındaki ayrım sadece kimisinin bu rahatsızlıkların kişinin kendisinden kaynaklandığını savunması, diğerlerinin de çevrenin baskısının daha ağır olduğunu iddia etmesidir. Freud çevrenin etkisini sınırlı görenlerden... Hatta insanı da gelişimsel süreçte çeşitli sapıklık evrelerinden geçerek olgunlaştırır, Freud. Örneğin bu kitapta da narsizm konu başlığını da aslında bu evreleri tam olarak geçemeyen birinin kendine dönük libidosu olarak tanımlar. Eğer başka bir evre de yine bu cinselliğin tekamülü tam gerçekleşmeseydi; başka bir hastalık olacaktı. Örneğin paronaya, şizofren olarak teşhis konulabilecek durumdaki Schreber; Freud'a göre sadece bir eşcinseldi. Ek olarak, kesinlikle bu yönde somut bir veri bulunmamaktadır; kendini destekleyebilecek. __Bu saptamalar aracılığıyla buraya kadar anlatmaya çalıştıklarım, bir nesne seçimine giden yolların kısa bir özetiyle sonlandırılabilir: Cinsel nesne seçimi demek istiyor Kişi: 1) Narsistik tipe uygun olarak a) kendisinin olduğu şeyi (yani kendini) b) kendisinin bir zamanlar olduğu şeyi c) kendisinin olmak istediği şeyi d) bir zamanlar kendisinin parçası olmuş bir şeyi 2) Yaslanma tipine uygun olarak a) kendisini besleyen kadını b) kendisini koruyan erkeği ve bunların yerini alan bir dizi ikame nesnelerini sevebilir. Birinci tipe (c) şıkkının neden dahil edildiğinin gerekçesi, ancak bu tartışmanın ileri evrelerinde açıklanabilir.__ Kitabın ikinci kısmında da Schreber adında birinin vakasını inceler. Burada da alanın cahili olan ben dahi rahatlıkla görebiliyor ki; hiç
Narsizm Üzerine ve Schreber VakasıSigmund Freud · Metis Yayıncılık · 20151,728 okunma
Bir'lemek
Puan vermedi·384 syf.··
2026 23. kitabı
Allah (cc) kendisinden razı olsun Savaş Şafak Barkçin, bu kitabında biz'im kendi'miz olamamızı muhtelif zamanlarda farklı mecralarda yayınladığı denemeleri bir araya getirerek ortaya koymaya çalışıyor. Bir kaç başlık altında dert edindiği meseleleri özetlemeye çalıştığımızda karşımıza çıkan ilk ifade son 200 yıla işaret ederek bir zillete saplanmış olduğumuzdur. Maddi gerekçelerle geri plana düşen Osmanlı'nın Türklerin Müslümanların bu geriye düşüşü farketmelerinden itibaren Batı mukallidi olarak derman aramalarını eleştirir, Şafak Barkçin. Çünkü Batı'da ahlak yoktur etik vardır; Batı'da estetik ve doğru ikiye ayrılmıştır, bunların tevhidi yoktur; Batı'da çıkar vardır, gönüle yer yoktur. Çözüm önerilerinin hemen ilk birincisi olarak da şunu önerir Barkçin. Edilgen cümleden kurtul. Bize böyle yaptılar demekten vazgeçip; şunu yapamadık de ve hemen o meselenin inşaasına başla. Örneğin, dilimizi kaybettirdiler demek yerine Osmanlıca öğrenmeye başla demek istiyor. İkinci husus ise Müslüman'ın kulluğunu birlemesidir. Bu da aslında sekülerleşmeye karşı alınacak en önemli tavırdır. Müslüman'ın hayatında la-dini herhangi bir şey yoktur. Dolayısıyla doğru ve güzel aynı şekilde yer alır gönülde; ancak bu şekilde zuhur eder. Bizler bil'meliyiz, kıl'malıyız ve ol'malıyız; ancak böylece kul olabiliriz. *** Bu kitap çoğunlukla 2010-2016 yılları arasında yazılmış denemelerden oluştuğu için matbu kitap olarak okunduğunda maalesef şöyle bir eleştiriyi hak ediyor. Çok fazla tekrara düşen konu işlenişleri... Bundan korunarak okunabilinirse biricik bir denemenin gönle değmesi daha çok yangına yol açar inşallah.
Kalbin AklıSavaş Ş. Barkçin · İnsan Yayınları · 2020647 okunma
Muhtelif hadis-i şerifler
Puan vermedi·280 syf.··
2026 22. kitabı
İmam Suyuti (m1445-1505, rhm)'nin bu kitapta bir kaç eseri tercüme edilmiştir. Bu eser kapsamında hadis hafızlığı da bulunan İmam Suyuti çeşitli konularda hadis-i şerifleri derlemiştir; çok kısa şerhlerle birlikte. İlk eserine "Kanatın sırları" diyebiliriz. Burada uzay-evren hakkında bildiği hadis-i şerifleri derlemiştir kendisi. İkinci eseri ise risaleleridir. Risalelerinde ise Peygamberimiz (sav) kabir hayatı, rüya da ve gerçekte görülebilmesi gibi konuları tartışmıştır. Üçüncü eserine ise "sorular ve cevapları" denmiştir. Bu bölümde ölülerin hallerini, ruhlar alemini, şehit ve çocukların durumlarını tartışmıştır. *** Bu eserin çevirisi Allah kendisine rahmet etsin, Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş tarafından yapılmıştır. Kendisi dipnotlara hadis-i şeriflerin sıhhat derecesini koyarak çok kıymetli bir hizmette bulunmuş; yoksa kitap kafa karıştırmaya ve işin içinden çıkılmaz bir noktaya gitmeye çok müsaitmiş. Ayrıca kendisi çevirenin uyarıları olarak belli yerlere de işaret etmiş kitap boyunca.
Kainatın Sırlarıİmam Suyuti · Mercan Yayınları · 201133 okunma