Bir kitap molası

Bir kitap molası
@Birkitapmolasi
Puan vermedi·488 syf.··
2026 11. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 16:21
Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale Nasıl başlayacağım bilemiyorum. Gerçekten bu kitabın benim bu kadar etkileyeceğini tahmin etmemiştim. Afife sadece hayallerin peşinden koşan bir kadındı ama onu engelleyen şeyde kadın olmasıydı. Dedesiyle küçüklükten beri tiyatro aşığı olan Afife bu yolda çok acılar çekti. Tek isteği sanatını icra etmek olan bir kadın bu kadar zor mücadele etmesi gerçekten çok kötü. Önce babası sonra tüm kadın düşmanları, bir kadının başarılı ve güçlü olmasına dayanamadılar. Bir yandan kadın düşmanları diğer yandan kavuşamadığı aşkı. Afife’nin sanatını icra edemediğine mi Ziya ile yaşayamadığı mutluluğa mı yoksa eşi Selahattin’den ayrılmak zorunda kalmasına mı üzüleyim bilemedim. Kitabı bitirdiğimde kalbimin acıdığını hissettim. Şimdi dillerden düşmeyen Afife Jale'nin yaşadığı kısacık ve acı dolu hayatı kalbimi buruk bıraktı.
Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife JaleOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20193,605 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·192 syf.··
2025 31. kitabı
Bekle Beni- Zülfü Livaneli Öncelikle sabırsızlıkla beklediğim bir kitap olduğunu söylemek isterim. Livaneli’yi ilk tanıdığım kitap Serenad’dı. Çok etkilenmiştim. Anlatımı, hikayesi hepsi çok güzel akıcı bir kitaptı. Livaneli’nin tüm kitaplarını çok heyecanlı okumuştum. Bu kitabı da o yüzden çok heyecanlı bekledim. Tam beklediğim gibi Livaneli’nin mükemmel anlatımı ve akıcılığıyla çok güzel bir roman olmuş. . Bekle beni adını aldığı gibi bir bekleyiş hikayesi. Selim ile Leyla’nın lise yıllarında başlayıp bizi 1968-70 döneminin çalkantılı Türkiye’sine götürüyor. Selim ile Leyla mutlu yuvalarında yaşarken bir şafak baskınıyla evinde alınır. O zorlu ve korkunç günleri başlar. Devletin baskısı, cezaevindeki işkenceler ve gençleri sindirme çabaları romanda çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Romanda Selim ile Leyla’nın birbirlerine yazdıkları mektupları, birbirlerini üzmemek için söyledikleri yalanları, aşk cümleleri birazda olsun içimizi ısıtıyor. Selim ile Leyla’nın aşkları, aralarına giren mecburiyet ayrılıkları ve Selim’in cezaevinde yaşadıkları okuyucuları derinden etkiliyor. . Livaneli’nin önceki eserlerine göre, bekle beni daha çok tarihi ve siyasidir. Kitap bittikten sonra kafa da tek bir soru kalıyor. Kitap okumak, düşünmek, araştırmak, fikrini söylemek suç muydu? . “insanın hayal hanesi, oğlum onun en saf umutlarını da en karanlık korkularını da bir araya getiren tuhaf bir diyar.” “kaç nesildir bu topraklarda düşünen, yazan, çizen insanlar hapishanelerde çürür.” “kötülük nasıl tanımlanır ki? Kötü, kütüdür- her yerde, her cinste, her ülkede” “hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler” “ –suçları neydi? -Bilmiyoruz. Galiba okuma yazma bilmektir.”
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2025 10. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2025 00:57
Çoğunlukla kadına şiddete yer veren kitapta sevgili Gülseren Budayıcıoğlu hayatın her yönünden bahsetmiş. Sağlık, psikoloji, evlilik... Ama her hikayede kadını yaralayan bir nokta var. Bunlardan kimisi eşi, kimisi babası, kimisi kardeşi. Ama en kötüsü de annasi. Hem kendi yaralanmış hem de kızını yaralıyor. Zincirin halkasını kırmadığınızda bu psikolojik olsun fiziksel olsun sürüp gidicek. Normal de psikolojik kitaplarını çok sevmem daha doğrusu sevmezdim. Ta ki Gülseren Budayıcıoğlu'yla tanışana kadar. Her kitabıni büyük heycanla, büyük bir merakla okuyorum. Okudukça kendime birşey katıyorum. Kendimi geliştiriyorum. Bu daha çok mutlu ediyor beni. Kitaba gelirsek, sohbet tarzında toplumun gerçeklerini kendine has tarzıyla kaleme almış yazar. Kitabı okudukça "benim ki de dertmiymiş" diyor insan. Hayatın Sesi Gülseren Budayıcıoğlu
Hayatın SesiGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20222,203 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2025 7. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2025 00:55
İnanın insan diyecek bir kelime bulamıyor bu kitabı bitirince. İçimde öfke, üzüntü, sinir, acıma o kadar çok duyguyu bi arada hissettim ki. Bir kadının hayatı bu kadar değersizlestirilmesi nasıl acı verici. Ahh Nazan nasıl seni savurdular ordan oraya. Kitapta El kızı Nazan, kaynanası Hacer, kocası Mazhar ve oğulu Haldun ile konakta yaşamaktadır. Buna ne kadar yaşamak denirse. Oğuluna bir türlü yakıştıramadığı Nazan'ı her gün ezen psikolojik şiddet, dedikodu ve iftara atan kaynana Hacer'in bir aileyi nasıl darma duman ettiğini görüyoruz. Nazan, annesiz babasız teyzesinin yanında büyümüş duyguları bastırılmış bir kadın. Kocasını sevdiğini söylemek bile edepsiz kadın imajı yarattığını düşünen birisi. Bu hayatta ki tek rolünün temizlik, yemek ve ailesindekilere hizmet etmek olduğunu sanıyor. Seni okurken o kadar sinirlendim ki neden diye. Niye kendini savunmuyorsun diye. Sonra hala böyle insanların olduğunu, hala böyle yetistirilen kızlarımızın olduğu aklıma geldikçe icimden bir sey koptu gitti. Mazhar, aslında çok vicdanlı ama annesinin duygu sömürüsü yüzünden hep yanlış ve hızlı kararlar alan biri. Hayattan ne istediğini bilmeden hareket edip, peşinden sürüklediği Nazan'ın hayatının mahvolmasında annesi kadar o da suçlu. Hacer, sen bu hayatta insanın başına gelebilecek en kötü anne ve kaynanası. Türk milletinde "kaynana" kelimesi eşinin annesinden çok, gelinine eziyet eden, onu sevmeyen eş anlamına geldiği inanılır. Ve tam olarak bu o kadın. Türk milletinin "kaynana" deyince akla gelicek bir türden. Okudukça insanı çıldırtan cinsten. Türk filmi tadında mükemmel bir kitap. Orhan Kemal'in ağlayarak yazdığım dediği kitabı bende ağlayarak okudum.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma