"Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: Toprağa düşen bir buğday tanesi olarak kalır; ama yok olursa ,o zaman bereketli ürün doğurur. "
(Incil, Yuhanna"dan XII. Bap,24)
Iş bankası yayınları Hasan Ali Yücel klasikler dizisi·Kitabı okudu
Bir süre öylece durup, ikisinin de sona erdirmek istemediği bir şekilde kucaklaştılar. Sonunda konuşan Langdon'dı. "Eski bir söz vardır... genellikle Dante 'ye atfedilir..." Sustu. " Bu geceyi unutma... çünkü sonsuzun başlangıcıdır. "
- derkenar-
Gönüller avcısı güzel bir dilber yaşardı.Gül bahçesi onun yüzünü görse hasedinden kan tere batardı. Bahar günlerinde bir gezintiye çıktı. Kırlarda bir gölgeliğin altına oturdu. Işığı her yanı aydınlatıyordu. Güneş bulutla örtülebilir mi; o da öyleydi?
Oradan bir süvari geçti. Güneşi bulutsuz gördü. Işığına tutuldu,ağladı, yandı yakıldı. Kimsenin öğüdüne aldırmıyor, kavuşmaya da çare bulamıyordu. Günün birinde talih ona yardım etti. Yine bir kırda karşılaştılar. Lâkin bu sefer şiddetli bir yağmur başladı. Tesadüf bu ya ,ikisi aynı çadırın altına sığındılar. Sonra iki susamış bir kilim altına girdi. O sırada herkes "Ya Rab !.Dindir yağmuru!" diyordu. Bunlar ise "Allah "ı'm! Rahmetini devamlı kıl!"demekteydiler. Âşık ''ın duası ise hepsinden öteydi:
"Arttır Allah'ım, rahmetini arttır, şimdi gemimi yüzdürme zamanı. Bu yağmur mahşere kadar yağsa, kıyamet neşeyle kopar. Allah ım o saadeti bana nasip et!.."