Felsefe ile ilgileniyorum. Varoluşsal şiirler ve hikayeler yazıyorum. Koleksiyon yapıyorum. Zamanımı okuyarak, bir şeyler üreterek ve koleksiyon ürünleri bulmaya çabalayarak geçiriyorum. Şeylerin erekleri hakkında düşünüyorum.
Bir bulantı ki her şeyden ağır
Gürül gürül başım
Yalnızlık sızıyor gözlerimden
Tinin bulantısıyla dönüyor başım
Bir imgeyi çağırıyor fotoğraflar
Geçmişle gelecek şimdiyi boğuyor
Yaşadığımı sanıyorum şimdide
Fakat biliyorum
Bu bir fanteziden fazlası değil
Doğruluk perilerini alıkoyuyorum yollarından
Çünkü bunu bilse Narkissos kahrolur kederden
Güzelliğini kovaladığını gelecek denen kavramın istemeden
Ah bilse bir an bile varolamadan geçip gittiğini şimdinin!
Cenazesinde de kimsenin olmadığını üstelik
Bu da onun laneti
Dünya döndükçe fark etmeyecek onu insanın kibiri
Bir şey söyleyecek oluyorum
Yıldızlar sönüyor apar topar
Bir sırrı yaymak üzereyken çağlıyor katmanlı cevher
Narkissos'u oyalıyorlar uydurulmuş bir ninniyle
Çünkü bir şey daha var duymaması gereken
İnsanı bitirecek olan kör istenci
Bir de yok saydığı merhameti
Böylece dünya daima bulanarak ızdırap kusacak
Ve endişeler ki sıkıntılara köprü olacak
Hayat buldukça Narkissos gibilerin tini
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benliğimde bir yumru var Mona. Fakat ben olmayan ne varsa sızıyor içeri. Ben diye benimsediğim şey içimden gelenlerle dolmuyorsa, buna hala nasıl benliğim diyebilme cüretinde bulunabiliyorum? Düpedüz ahmaklık bu!
Kimseye tahammül edememe düşüncesi harlıyordu yalnızlığa duyduğu arzuyu. Elleri her zamankinden daha sıcaktı. Kalbi avuçlarına dökülecek gibi olduğundan sımsıkı bastırıyordu göğsünü. Şimdi anıları da ölüyordu ecelleriyle. Zaman ağır ağır zamanlaşıyordu ve bu devinimi tüm vücudunda duyumsuyordu.
Kasvetli bir çirkinlik vardı yansımalarda. Bir anda kalbine çöken, yuva yapan ve üreyen türden bir kasvet. Mutsuzlukla kurduğu bağ kadar güçlü bir dostluğu yoktu. Oidipus'u çağırsa gelir miydi yardıma? Sıvazlar mıydı sırtını? Bu çirkinliği kim silebilirdi yansımalardan birer birer?
Bir görüntünün, ey, telaşlı arayıcısı,
Harcamadan boş yere emeklerinizi,
Seviniz siz kendi kendinizi,
Şiirlerimin benim saygıdeğer okuyucusu!
Tek şey işte budur değimli olan:
Yok hiçbir şey gerçekte daha saygın bundan.