“İnsan kabuğu olmadan çok savunmasız bir varlık.”
-Belki de bu yüzden kabuklarımız var. Susarak, görmezden gelerek, kabullenerek ördüğümüz…
Kitap üç kadının (anneanne, anne, ve kızı) ve onları saran kadınların hayatlarını anlatıyor. Kolay bir kitap değil. İçine girmek zor, içinde kalmak daha da zor. Okudukça şunu farkediyorsun. Anlatılan hiçbir şey yabancı değil. Sadece biz bakmamayı seçiyoruz. Kadınların sustuğu, yalnız kaldığı, içten içe çürüdüğü hayatlar… Hepsi bir yerlerden tanıdık.
Ve sonra kitap bitiyor.
Sen kalıyorsun geriye, sanki kabuğun çatlamış da içinden sızan her şeyle ilk kez karşılaşmışsın gibi.
Son olarak
- Zeynep Kaçar’ın yaptığı şey biraz da şu gibi geliyor bana. Okuru rahatsız etmek ama boşuna değil.
“Bak” demek.
“Gör” demek.
“Bunu da unutma” demek.