Hani bazı cümleler vardır yarım kalan, bazı hayatlar vardır henüz yaşanmamış ve bazı hikayeler vardır mutlu sonla bitmeyen.
Böyle bir kitap okudum tam olarak. "Hiç kimse sınanmadığı günahın masumu değildir." diye okumuştum bir yerde, sahiden de öyle. Okuduğum her hayatta hak verdim herkese kendimce. Biraz Emin oldum biraz da Sevgi. Ama en çokta Ethem.
"Evlenip aynı çatı altında yaşıyor diye karı koca olur mu insanlar? Aynı ana babadan oldular diye birbirlerine sahiden kardeş olur mu çocuklar? Yıllarca kalbini dağlasa da içlerindeki o kor söner mi âşıkların?"
"Olduğum yerde olmak istemiyorum ama olduğum yerden çıkıp gidemiyorum da."
Karakterler o kadar bizdendi ki bu hikayede. Samimi, içten, içimizden. Onlarla güldüm, onlarla ağladım. Hele Ethem. Yalanlar üzerine kurulmuş koca bir hayat. Yazar bile kitabını ona ithaf etmiş ya. Daha ne demek kalır ki bize düşen?
"Yapayanlış örülmüş bir hırka giymişim yıllardır, onunla ısınmaya çalışmışım gibi hissediyorum kendimi."
Güzel bir kitap daha geçti hayatımdan, kimilerine göre mutlu son kimilerine göre hüsran.
"Nurten" dedim "Sana bir şey daha söyleceğim."
"Yeter bildiklerimiz be Ethem." dedi "Çok bilmekte iyi değil. Söyleme bilmeyeyim."