Çoğunlukla zorba, çocukken kurban rolünde olan ve ailede bir yetişkin veya daha büyük bir kardeş tarafından zorbalığa maruz kalmış kişidir. Öfke ve kızgınlığını kendinden zayıf olanlardan çıkarma tekniğini öğrenmiştir. Bu davranış çoğunlukla disiplin kılıfıyla örtülmüş olsa da aslında zayıf birinin kendini güçlü hissetme yoludur. İstismarcı ebeveyn zorba kişiliğe en temel örnektir. Öfkesini çocuklarından çıkararak kendi gücünü kanıtlama ihtiyacı son derece acınası bir şeydir. Ne yazık ki, çocuklar çok derinden yaralanırlar bu durumdan.
Zorba, kurbanın kendini diğerlerinden aşağıda, çaresiz ve kontrolden çıkmış hissettiği için sağa sola saldıran yönüdür. Zorba bu korkuyu öfkeye çevirir. Kendi sorunları yüzünden herkesi ve her şeyi suçlar. O kadar çaresiz hissetmesinin sebeplerinden biri de sürekli kendi gücünden bir şeyler veriyor olmasıdır. Kendi sorumluluğunu üstlenmek yerine onları sürekli başkalarına verir. Sonrasındaysa istismar edildiğini düşünerek etrafına öfkeyle saldırır. İstismar edilmek veya kurban yerine konmak aslında tam olarak onun diğer insanlara yaptığı şeydir ve kendisine bunu yapmaları için diğer insanları bilinçaltında teşvik ediyordur. Çok açık olarak anlaşılmasa da başkalarına ona nasıl davranacaklarını öğretir.
En tipik kurtarıcılardan biri, ailedeki herkesin sorununu üstlenen ve süreki acı çeken "Kendini Feda Eden Anne" rolüdür. Aslında, bu kişi acı çekmiyor olsa, acı çekmek yerine ne yapacağını bilemez.
Küçüklüklerinden beri çocuklarını kurtardığı için onlara çaresizliği öğretmiştir. Herkes ona muhtaç olsun şeklinde güçlü bir ihtiyaç duyduğundan onların çamaşırlarını yıkar, odalarını temizler, yemeklerini, ütülerini ve hatta ödevlerini yapar. Çocuklarına bir şeyi nasıl yapacaklarını öğretmez; her şeyi onlar için yapar. Bu ikisi arasında dünyalar kadar fark var.
Tanrım bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme dinginliğini, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesaretini ve ikisi arasındaki farkı anlayabilme bilgeliğini bahşet.