B.

B.
@Black_Square
Erkek Bu hesabın şifresini kaybettim ama şimdilik kullanabiliyorum hala. Kullanamamam durumunda B.B. bu hesabı kullanacağım.
Ankara
Ankara
707 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
10/10
·816 syf.··
2024 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2024 15:49
EÜZU BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTANİRRACİM BİSMİLLAHİRAHMANİRRAHİM diyerek, ne olur ne olmaz Şeytan'ın etkisini en asgari düzeye indirmek için Besmele çektikten sonra... En yüzeysel haliyle, ABD'li psikolog Philip Zimbardo'nun bir grup öğrenciyle yaptığı Stanford hapishane deneyini ve bu deneyle ilgili ortaya çıkan insana dair bulgulardan, tespitlerden yola çıkarak Irak'taki Ebu Gureyb hapishanesinde yaşanan olayları, tutuklulara yapılan işkence ve insanlık dışı uygulamalara dair neden sonuç ilişkisini kurmaya, orada yaşananları anlamaya çalışan bir kitap diyebilirim. Bu çok yüzeysel oldu... O zaman kitabın içinde geçen yazarın kitabın amacına dair yazdığı bir alıntıdan başlayarak anlatmaya çalışayım kitabı. "Bu kitabın temel savlarından biri kendi hakkımızdaki bildiklerimizi; bizi kısıtlayan kuralları, yasaları, uygulamaları içeren alıştığımız durumlardan, sınırlı deneyimlerimizden edindiğimizdir." Bir okulda psikoloji profosörü olanPhilip Zimbardo, 1971 yılında, iyi ya da kötü eylemleri yapmaya kişiliğimizin mi neden olduğunu ya da şartların, durumların mı iyi ya da kötü eylemlerimizi ortaya çıkaran nedenler olduğunu test etmek için, ortalama kişilik özelliklerine sahip bir grup üniversite öğrencisi arasında bir grubun gardiyan, bir grubun tutuklu olduğu bir hapishane ortamı yaratarak, gardiyanların güç ve yetkeyle donatılıp tutuklularında özgürlük hakları ve hürriyetleri kısıtlandığında ortaya çıkacak davranışların, nasıl değiştiğine dair bir deneyin ve bu deney sonucunda ortaya çıkan bulguların anlatıldığı, bu bulgulardan yola çıkarak dünyaca ünlü ve hemen hemen hepimizin duyduğu, orada yaşananların herkesin tüylerini ürperttiği Irak'taki Ebu Gureyb hapishanesinde ABD'lİ askerlerin Irak'lı tutuklulara yaptıkları işkence ve kötü uygulamaların neden yapıldığını, hangi
Şeytan EtkisiPhilip Zimbardo · Say Yayınları · 2017233 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·680 syf.··
2023 75. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2023 17:52
(Biraz abartarak söylüyorum,dikkat) Bu kitabın; kendimle ilgili ifade edemediğim şeyleri ifade ettiğini,bilmediğim şeyleri bildiğini,fazlasıyla beni kapsadığını bilen, kitabın benimle olan bağından haberdar olan bir yakınımın bu kitabı okumasını istemezdim. Başkasının hakkımda bilmedikleriyle var etmeye çalıştığım özümü çökertebilir bu ifşa, ayakta duramama, içimin boşalmasına ve kendimi tükenmiş hissedeceğim bir çırılçıplak kalma durumuna sebep olabilir :) Şaka yapıyorum tabi ama şaka yapıyorum desemde gerçeklik payıda var bu dediklerimin. İnsan kendinden hayli şey buluyor kitapata, eğer insansa bulamamasıda imkansız zaten. Kavrama ve kavrayış eksikliği mazereti olmayan herkesin kendini ve kendinin bildiğinden bile fazlasıyla kendiyle karşılaşacağı, kendini bulacağı, ruhunun ifşa olduğunu hissedeceğii, adeta ruhunun rötgeninin çekilmiş olduğunu göreceği bir kitap. Bu kitap bana sadece insan olmanın bile aramızdaki farklılıkları yok edip, anlaşmamız ve birbirimizi anlamamız için yeterli olacağını hatırlattı. Duygulara, aynı mekanizmalara tabi olan insanlar olmamızın bile yeterli olması, birlik olmak için bu kadarının bile yetmesi gerekirken, insanları birbiriyle ötekileştiren, düşmanlaştıran çıkarlarımız ve amaçlarımız olduğu, diğerlerininde bunun önünde bize engel olduğu öğretiliyor, farklılıklaştırılıyoruz, bütün ayrımları önemsizleştirecek aynı tür varlıklar olduğumuzu unutturuyorlar bize. Doğal olmayan, yapay farklar yaratılıyor aramızda. Bu farlılıkları; millet olmanın toprakta ikamette değilde, dilde ikamette olduğunu söyleyerek, durumu aynı toprakta olmanın ötesine taşıyana, farklılıkları kısmen asgariye indirmeye, gidermeye çalışanada saygı duyarak, bütün ayrımları,dildende öte taşıyarak, aynı ortak duygulara sahip olduğumuz, aynı duygulara tekabül eden aynı
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,5bin okunma
10/10
·308 syf.··
2023 58. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mart 2023 18:36
Peter, İlonka ve Judit arasında aşk ve evlilik durumlarının kültür ve sınıfsal farklar yüzünden başarısızlığa uğramasının 2. Dünya Savaşı öncesi, 2. Dünya Savaşı ve sonrası zamanın belirlediği şartlarla Peter, İloka ve Judith'in ayrı ayrı bakış açılarıyla yaşadıklarını anlattıkları bir roman. Peter ile İlonka'nın burjuva sınıfının temsilcileri gibi dursalarda burjuva sınıfının ayrı katmanlarında olduklarını ve dolayısıyla ayrı sınıflardan olduğunun kabul edersek Peter, İlonka ve Judit, üçüde birbirini başka bir sınıfın temsilcisi olarak görüyor, üçüde birbirlerine hayatının eksikliğini giderecek bir tamamlayıcı olarak bakıyor. Ve herkes sonunda aradığı şeyin onda olmadığını, aralarında katedilmesi imkansız mesafelerin olduğunu anlıyor. Mesafeyi oluşturan şey, insanın bulunduğu sınıfın kültürü tarafından bebekliğinden itibaren koşullandırılması,dolayısıyla aralarındaki karakter ve kültür farkı.. Üçüde aralarındaki mesafeyi aşamayacaklarını anlayorlar, bununla ilgili kurdukları hayallere son verip hayatta tamda oldukları şeylere uygun olarak hayatla bir şekilde uzlaşıp ve aralarındaki ilişkiyi bitirerek kendi yollarında ilerliyor. Kimi olduğu şeye uygun olarak asil bir şekilde(Peter ve İlonka), kimide olduğu şeye uygun olarak bayağı bir şekilde yaşamaya devam ediyor(Judit)... Diye kısaca özetleyebileceğim bir roman. Harika bir kitap okudum gerçekten, kesinlikle herkese gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir türden. İncelemeyi bitirmeden önce kitabın bana düşündürdüğü birçok şeyden bahsetmek istiyorum, örneğin şunlar: Biz kimiz, edilgen olarak yaşayan, şartların belirlediği bir nesne mi yoksa edilgen değilde etken bir özne mi, sınırlarımız ne, bir ömür boyu ulaşamayacağımız şeyler ne ve bu bir kader mi, yoksa hayatımızda bize biçim veren çocukluk yıllarında
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,437 okunma
10/10
·518 syf.··
2022 231. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2022 18:20
KALE, Sultan 1.Abdülhamit devrinde Osmanlı'nın Hotin'e yaptığı sefere( Bu seferle kastedilen Hotin savaşı değil, Hotin'de yapılan ama adı Hotin olmayan bir savaş) katılan Saraybosna'lı genç,öğretmen ve şair Ahmet Şabo'nun, savaş sonrası, sözde barış içinde yaşayacağı bir zamanı anlamasını ne şekilde zorlaştıracağına şahit olacağımız, savaşta oluşmuş bilincinin, memleketi olan (O zamanlar Osmanlı'nın bir vilayeti ) Saraybosna'ya dönmesiyle karşılaştığı hayata, adapte olmasına, hayatı çözme çabasına, yaşadığı zorlukları atlatmasına nasıl engel olduğunun ve nasıl ayak uydurmasını engllediğinin anlatıldığı ve bundan yola çıkarak tekrar hayata nasıl bir anlam vermesi gerektiğinin arayışını, bu ve bunun gibi konuların irdellendiği bir roman. Kaybedilen bir savaştan kurtulan birkaç kişiden biri olan Ahmet, savaş sonrası döndüğü memleketinde, ailesini, sevdiklerini, neredeyse her şeyini kaybettiğini öğrenmesiyle boşluğa düşer ve düştüğü boşluğun ardından, hayatının çıraklık döneminde savaşa gidip savaşın biçimlendirdiği bilinciyle, barış içinde yaşanan bir zamanı anlamaya, hayatına ve dünya görüşüne bir biçim vermeye çalışır. Birçok zorluk yaşar tabi bunu yaparken. "Savaş acımasız, ama tıpkı hayvanlar arasındaki gibi dürüst bir mücadeledir. Barış içinde yaşamaksa, acımasız bir savaştır, ama tıpkı insanlar arasında yürütülen savaşlar gibi dürüstlükle alakası yoktur." Kitapta geçen bu alıntıda belirtildiği gibi,savaş ve barışın ayrı dönemler ve her dönemin dayattığı bir dünya görüşünün olması, bu dönmelere ait bakış açılarının birbirinin ikamesi olamayacağı gerçeğini fark edemeyen Ahmet'in bu farkındalığa ulaşamamasının yaşattığı zorluklara şahit oluyoruz kitap boyunca. Ahmet'in bu zorluğu yaşamasının nedeni, bilincinin; hayatının daha ilkbaharındayken katılmış olduğu savaşın
KaleMeşa Selimoviç · Ötüken Neşriyat · 200136 okunma
10/10
·608 syf.··
2022 137. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2022 19:22
İspanya'nın Bask bölgesinde, bir köyde milliyetçiliğin orada yaşayan Baskların üzerindeki etkilerinin iki aile üzerindeki yansımalarının konu edildiği bir roman.Baskların, kendilerini İspanyollardan ayrı hissetmelerinin, kendilerini ezilmiş ve haksızlığa uğramış bir halk olarak görmelerinin neticesinde mi yoksa bunun bu şekilde algılanmasının kurulduktan sonra mı başladığı muamma olan ETA terör örgütünün bölgeye hakim olduğu bir ortam. Milliyetçi, ayrılıkçı söylemler moda. İnsanlar bu söylemler üzerinden birleşiyor ya da ayrışıyor.Hikayenin odak noktası olan İki ailenin dostluklarıda bu milliyetçi söylemlerden payını alıyor. Miren ve Joxein çiftinin büyük oğlu Joxe Mari bölgede yaşayan çoğu genç gibi ETA sempatizanı. Bu sempetizanlık değil aslında.ETA'nın yaptığı propagandayla militanlığı, militanları bir kahraman olarak göstermesiyle ve bölge halkında ETAya karşı duyulan korku neticesinde oluşan saygı gençlerin kendilerini, hayallerini gerçekleştirmelerinin yegâne yolunun ETA'dan geçtiğine inanmaları. ETA'nın gücüde bu unsurdan kaynaklanıyor. Miren ve Joxen çiftinin oğlu Joxe Mari kaçınılmaz olarak ETA militanı olmaya başlayıp örgütün eylemlerini yapmaya başlayıp yeraltına çekilirken,maddi durumları yaşadıkları yerde yaşayan insanların ortalamasının çok üzerinde olan Bittori Txato çiftinin ve çocuklarının huzur içinde yaşadığı ortam ETA'nın aileden haraç istemesiyle bozuluyor. Ailenin reisi Txato apolitik bir adam olmasına karşın veriyor istenen haracı ama aradan biraz zaman geçince tekrar haraç istiyor örgüt. Bu sefer istenen meblağ Txato'nun verebileceğinin çok üstünde.Txato haracı taksitlerle ödemeyi teklif etsede örgüt kabul etmiyor. Köyde bir dışlama kampanyası başlatılıyor Txato ve ailesine karşı. Ölüm listesine alınıyor ve köyün meydanlarında Txato'yu hain
AnayurtFernando Aramburu · Kafka Kitap Yayınları · 201985 okunma