(Biraz abartarak söylüyorum,dikkat)
Bu kitabın; kendimle ilgili ifade edemediğim şeyleri ifade ettiğini,bilmediğim şeyleri bildiğini,fazlasıyla beni kapsadığını bilen, kitabın benimle olan bağından haberdar olan bir yakınımın bu kitabı okumasını istemezdim. Başkasının hakkımda bilmedikleriyle var etmeye çalıştığım özümü çökertebilir bu ifşa, ayakta duramama, içimin boşalmasına ve kendimi tükenmiş hissedeceğim bir çırılçıplak kalma durumuna sebep olabilir :) Şaka yapıyorum tabi ama şaka yapıyorum desemde gerçeklik payıda var bu dediklerimin. İnsan kendinden hayli şey buluyor kitapata, eğer insansa bulamamasıda imkansız zaten. Kavrama ve kavrayış eksikliği mazereti olmayan herkesin kendini ve kendinin bildiğinden bile fazlasıyla kendiyle karşılaşacağı, kendini bulacağı, ruhunun ifşa olduğunu hissedeceğii, adeta ruhunun rötgeninin çekilmiş olduğunu göreceği bir kitap.
Bu kitap bana sadece insan olmanın bile aramızdaki farklılıkları yok edip, anlaşmamız ve birbirimizi anlamamız için yeterli olacağını hatırlattı. Duygulara, aynı mekanizmalara tabi olan insanlar olmamızın bile yeterli olması, birlik olmak için bu kadarının bile yetmesi gerekirken, insanları birbiriyle ötekileştiren, düşmanlaştıran çıkarlarımız ve amaçlarımız olduğu, diğerlerininde bunun önünde bize engel olduğu öğretiliyor, farklılıklaştırılıyoruz, bütün ayrımları önemsizleştirecek aynı tür varlıklar olduğumuzu unutturuyorlar bize. Doğal olmayan, yapay farklar yaratılıyor aramızda.
Bu farlılıkları; millet olmanın toprakta ikamette değilde, dilde ikamette olduğunu söyleyerek, durumu aynı toprakta olmanın ötesine taşıyana, farklılıkları kısmen asgariye indirmeye, gidermeye çalışanada saygı duyarak, bütün ayrımları,dildende öte taşıyarak, aynı ortak duygulara sahip olduğumuz, aynı duygulara tekabül eden aynı